Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7639 E. 2025/9256 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7639
Karar No
2025/9256
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1144 E., 2025/1451 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/556 E., 2024/456 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde davalı Bakanlık tarafından denetim yapıldığını, işyerinde 25 işçinin fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin raporda belirtildiğini ancak işyerinde giriş çıkış saatlerinin parmak basılarak sisteme işlendiğini, varsa fazla çalışmaların bu kayıtlara göre ödendiğini ileri sürerek iş müfettişliğince düzenlenen 02.10.2018/7148-... sayılı raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davacı işyerinde yapılan inceleme sonucunda yazılı kayıtlar ve 12 işçinin beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Dâhili davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde kullanılan parmak okutma sisteminin müdahaleye açık olduğunun bilirkişiler tarafından tespit edildiği ancak müdahale edildiğinin ispatlanamadığı, bordrolarda her ay farklı saatlerde tahakkuk bulunmakta olup bu hâlde bordro hilesinden söz edilemeyeceği, davacı işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen raporda fazla çalışma ücretinin eksik ödendiğinin belirlendiği, fazla çalışmaların tam olarak bordrolara yansıtılmadığı yönünden tespit sonucunda imzalı bordrolarda yer alan fazla çalışma ücretlerinin mahsubu ile sonuca gidilmesi gerektiği, tahakkuk bulunmayan dönemler yönünden ise tanık beyanlarına göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek alınan bilirkişi raporlarında bir kısım işçiler yönünden maddi hata veya eksik değerlendirme yapılması sebebiyle bu hatalar resen düzeltilerek yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili ile davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. İşyeri kayıtlarının aksini içerir yazılı belgenin bulunmadığını, b. Yargıtay kararları uyarınca ücret bordrolarına tahakkuk ettirilen fazla çalışma dönemlerinin dışlanması gerektiğini, c. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olarak belirlendiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu raporun işçilerin ifadelerine ve işyeri kayıtlarına dayandığını ve işçilerin ifadelerinin tutarlı olduğunu, b. İşyeri kayıtlarının müdahaleye açık olduğunun iş müfettişince tespit edildiğini, bu nedenle düzenlenen raporda hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 02.10.2018/7148-... sayılı teftiş raporunun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriğine göre tutanakta adı geçen işçilerin, şikâyetçi konumunda olmadıklarından, tamamına husumet yöneltilmesi gerekli olmamasına rağmen işçilerin tamamının davaya dâhil edilmesi hatalı ise de temyiz edenlerin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Bakanlık vekilince temyiz dilekçelerinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7639, K. 2025/9256, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-7639-e-2025-9256-k-67fb90b2f043