Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6592 E. 2025/8120 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6592
- Karar No
- 2025/8120
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1642 E., 2025/1312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/526 E., 2023/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.02.2011 tarihinde davalının kardeşinin yetkili olduğu dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.nin (... Şirketi) ... şubesinde makineci olarak çalışmaya başladığını, davacı ... Şirketinde çalışmaya devam ederken işyeri davalı Şirket tarafından devralınarak aynı işçilerle aynı konuda faaliyet göstermeye devam ettiğini, iki Şirketin yetkililerinin kardeş olduğunu, iki Şirket arasında organik bağ bulunduğunu, yapılan devir işleminin muvazaalı yapıldığını; davacının, davalı nezdinde 10 yıldan uzun bir süre kesintisiz şekilde çalıştığını ve davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacının en son net 4.000,00 TL aylık ücret aldığını, asgari ücrete denk gelen kısmı banka kanalıyla, geri kalanını elden aldığını, davalı tarafından davacının 21 günlük ekim ayı ücretinin eksik ödendiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını davacının davalı işveren yetkilisinin hakaretlerine maruz kaldığını, davacının ücretlerinin ödenmemesi, kazancının Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilmesi ve hakarete uğraması nedeniyle 22.10.2021 tarihli noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile eksik ödenen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirket ile dava dışı ... Şirketi arasında organik bağ bulunmadığını, her iki Şirketin birbirinden farklı olduğunu, dava dışı ... Şirketinin ortağı ile davalı Şirket ortağının kardeş olmasından dolayı Şirketler arasında organik bağ olduğu iddiasının asılsız olduğunu, Şirketler arasında organik bağ olmadığından davacının ... Şirketinde çalıştığı süreden davalı işverenin sorumlu olmadığını, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshetmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, çalıştığı süre zarfında fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, tüm yıllık izinlerini kullandığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, davalı Şirket ile dava dışı ... Şirketinin faaliyet konularının benzer olduğu, her iki Firmanın sahiplerinin yakın akraba olduğu, tanık beyanlarına göre davacının her iki Firmada aynı işi yaptığı, iş yaptığı yerin ve yaptığı işin değişmediği, sigorta kayıtlarından 2020 yılının 3. 4 ve 5. aylarında ... Şirketinin birçok çalışanının davalı işyerinden hizmet bildirilmeye başlandığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı ile dava dışı ... Şirketi arasında bağ bulunduğu, davacının tüm dönem alacaklarından davalı Şirketin sorumlu olduğu, davacının haklı fesih iddiasını kanıtladığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı, ücret alacağı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti iddialarının tanık beyanları ve dosyadaki diğer delillerle doğrulandığı, davalı Şirketle dava dışı ... Şirketi arasında bağ bulunduğu kabul edilmekle bilirkişi raporundaki 1. alternatif hesaplama dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alındığı, tanık beyanına dayalı olarak hesaplanan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden takdiren %30 indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava dışı ... Şirketi ile müvekkili Şirket arasında organik bağ bulunmadığını, davalı Şirket ile dava dışı ... Şirketi arasında organik bağ bulunmamasına rağmen davacının ... Şirketinde çalıştığı süreden kaynaklı alacaklarından davalı Şirketin haksız olarak sorumlu tutulduğunu, 2. Davacı iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayandığını ispat edemediğinden kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacının çalıştığı sürede fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, bu nedenle davalı Şirketin davacının alacaklarından kaynaklı bir borcu olmadığı ve iş sözleşmesinin bu nedene dayanarak feshedilmesinin mümkün olmadığını, 3. Davacının asgari ücretle çalıştığını, ücretinin tamamının banka kanalıyla ödendiğini, davacının davalı Şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından davanın reddi yerine kabulünün hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ücretin miktarı, davalı Şirketin davacının, dava dışı ... Şirketinde geçen çalışmasından sorumlu olup olmadığı, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ile ulusla bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.