Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6522 E. 2025/8141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6522
- Karar No
- 2025/8141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1327 E., 2025/1803 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI: 2024/106 E., 2025/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.04.2008-24.04.2019 tarihleri arasında kesintisiz şekilde davalı bünyesinde fortif operatörü olarak en son 3.000,00 TL ücretle çalıştığını, davalı işveren tarafından hukuka aykırı şekilde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğini, fazla çalışmalar için işçi onayı alınmadığını, davalı işverence ara dinlenmelerine uyulmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi ödemesinin de yapılmadığını, ayrıca yurt dışı çalışmasına ilişkin ödemelerin elden yapıldığını, davacının ücret alacakları ödenmediğinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, yol yemek ücreti ve dış görev tazminatı ile asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi müvekkili Şirkette kesintisiz bir çalışması olmadığını, başkaca işyerlerinde çalıştığının bilindiğini, bu nedenle davacının diğer dönemler arasındaki çalışmalarının hiçbir şekilde müvekkili Şirkete bağlanamadığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, yıllık izinlerin kullandığına dair belge suretlerinin işyeri kayıtlarında mevcut olduğunu, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait işyerinde 4 ay 9 gün çalıştığını, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, fazla çalışma alacağı yönündeki gerçek dışı iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacının tüm ücret ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde 09.04.2008-24.05.2018 tarihleri arasında davalı ... Şirketi işçisi olarak 25.05.2018-24.04.2019 tarih aralığında ise davalı ...'nın işçisi olarak toplamda 11... gün çalıştığı, fiilî ve organik bağ içerisindeki her iki davalı nezdinde ve davacının davaya konu çalışmasının tümüne ilişkin işçilik hak ve alacaklarından davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, davacının ödenmeyen birtakım ücret alacaklarının olduğu ve bu nedenle iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı ... Şirketi yönünden bu davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli ilâmı ile kaldırılan kararda hükmedilen miktarlarla bağlı kalınmak suretiyle davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı taleplerinin ... Şirketi yönünden kabulüne karar verildiği, davalı ... yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davalı ... tanığı ...'nin yeniden dinlendiği, dosyaya tanık beyanları dışında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil sürelerini belirlemeye elverişli belge sunulmadığı, davacı tanıklarının davacıyla menfaat birliği içinde olduğu bu nedenle beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağı, davalıların ortak tanığı ...'nin ise hem kaldırma kararı öncesi hem de sonrası beyanlarına göre davacının fazla çalışmasının bulunmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin beyanlarının ise hesaplamaya elverişli olmadığı, dış görev tazminatı ile yol yemek yardımı alacaklarının varlığının somutlaştırılmadığı ve ispatlanamadığı, kaldırma kararı öncesinde hafta tatili ücretinin reddedildiği ve davacı tarafça bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçeleriyle hafta tatili ücreti, dış görev tazminatı ile yol ve yemek yardımı alacakları ile davalı ... yönünden fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının reddine karar verildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile davacının fazla çalışma yaptığının ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması olduğunun ortaya konduğunu, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği bulunsa dahi dosyadaki istikrarlı, uyumlu ve sabit beyanları bir arada değerlendirildiğinde müvekkilinin alacağının varlığının sabit olduğunu, müvekkilinin alacaklarının davalı ... yönünden de kabulü gerektiğini, 2. Müvekkilinin hafta tatili, dış görev ve yol yemek yardımı alacaklarının da dosya kapsamında ispatlandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile dış görev tazminatı ile yol yemek yardım alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.