Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6496 E. 2025/7483 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6496
Karar No
2025/7483
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/406 E., 2023/738 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalılardan ... San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Şirketinin diğer davalı .... San. ve Tic. AŞ’den (... Şirketi) çalışan ve işgücü temin ettiğini, aralarında alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunu, bu nedenle işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin 04.07.2014 tarihinden 20.11.2015 tarihine kadar davalılar için Kazakistan’ın ... şehrinde ... Üniversitesi inşaatında elektrik mühendisi ve elektrik şantiye şefi olarak çalıştığını, aylık ücretini USD olarak aldığını, ücretin bir kısmının elden, bir kısmının ise bankadan ödendiğini, davacının 2015 Haziran ayında işten çıktığı, 2015 Kasım ayına kadar 6 aylık ücretinin ödenmediğini, aylık ücret alacağının toplam 30.000,00 USD civarında olduğunu, bununla birlikte davalı işveren tarafından haklı bir sebep gösterilmeksizin ve bildirimde bulunmaksızın davacının çalışma izninin yenilenmediğini, sigorta primlerinin yatırılması işleminin de kesildiğini, bu sebeple davalı Şirketlerin davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri gerektiğini, davacının hafta içi 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, yine hafta sonu olan cumartesi günleri de tam gün ve her ayın 2 pazar günü tam gün çalıştırıldığını, dinî bayramlarda sadece 1 gün izin kullandırıldığını, diğer dinî, ulusal bayram ve resmî tatillerde hiç izin kullandırılmadığını, ayrıca davacının çalışma süresince her 6 ay için 2 haftalık izne ayrılma hakkı bulunmasına rağmen, izin hakkının 14 gününü kullandığını, 15 günlük yıllık izin hakkını kullanamadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ile ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacının davalı Şirkette çalıştığını iddia etmiş ise de, dosyaya davacı tarafından sunulan konsolosluk evrakı ve pasaport fotokopilerinden, davacının davalı Şirkette değil, ... adlı başka bir tüzel kişilikte çalışmış olduğunun açıkça anlaşıldığını, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yapılan araştırmada davacının çalışma döneminin 23.10.2014-30.09.2015 tarihleri arasında olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacının yapmış olduğu iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesi mahiyetinde olduğundan söz konusu işin bitmesi sebebiyle işyerinden ayrıldığını, yine davacının 6 aylık ücretini alamadığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... ... tarafından 18.09.2015 tarihinde tüm alacaklarının ödendiğini, buna ilişkin davacının imzasının bulunduğu tediye makbuzlarının dosyaya ibraz edileceğini, işyerinde 09.00-18.00 saatleri arasında çalışıldığını, dinî ve millî bayramlarda çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketin çalışanı olmadığını, dolayısıyla nerede çalıştığı, ne iş yaptığı, ücreti, fazla çalışma saatleri ve sair hususlarda davalı Şirketin bilgi sahibi olmadığını, davacının dava konusu iddialarının muhatabının davalı Şirket olmadığını savunarak pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararı ile; davacının yurda giriş çıkış kayıtları, davacı tarafından sunulan ... Büyükelçiliği Yurtdışı Hizmet Belgesinde davacının Kazakistan'daki çalışmalarının 23.10.2014-20.11.2015 tarihleri arasında olduğunun belirtilmesi ve davacının tanık sıfatıyla beyanda bulunduğu dosyalarda Ekim 2014-Kasım 2015/Aralık 2015 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının tanık beyanı ile uyumluluk arz eden ... Büyükelçiliği Yurtdışı Hizmet Belgesindeki tespite göre 23.10.2014-20.11.2015 tarihleri arasında Kazakistan'daki projede çalıştığı, seri dosyalardan 2016/220 Esas sayılı dosyaya sunulu çalışma belgesinde her iki davalı arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin ortaya konulduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı hak etmeyecek şekilde haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, tanık beyanlarına itibarla davacının haftada 6 gün haftalık 60 saat çalıştığı, bu sürenin haftalık çalışma süresi olan 45... saat aştığı, davacı tanık beyanlarına itibarla davacının iki hafta tatilinde çalıştığı, yurda giriş çıkış kayıtlarının incelenmesinde 09.05.2015-30.05.2015 tarihleri arasında giriş çıkışların olduğu, davacının 17 iş günü yıllık izin kullandığı, hizmet süresi olan 1 yıl, 28 günlük süre için ücret alacağının toplam 64.666,66 USD olduğu, dava dosyasına sunulu davacı imzasını havi ödeme makbuzları ile banka kayıtlarında yapılan toplam aylık ücret ödemesi 65.232,00 USD olduğu, buna göre davacının ücret alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Şirketi vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki seçeneğin, hesaplama yöntemi ve tespit edilen miktarın dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen hizmet süresi ile temel ve giydirilmiş ücretinde isabetsizlik bulunmadığı, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiği işverence ispatlanamadığından davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep hakkı bulunduğu, kabul edilen ve reddedilen alacak kısımlarında hata bulunmadığı, indirim oranının dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, alacaklara işletilen faiz türü ve başlangıç tarihlerinde, ayrıca harç miktarında hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... Şirketi vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının, davalıya ait işyerinde şantiye şefi olarak görev yaptığı, şantiye şefinin çalışma düzenini kendisinin belirlemesi ve dosya kapsamına göre çalıştığı şantiyede davacı işçi üzerinde çalışma koşullarını düzenleyen başka bir amirin olmaması, davacının projeyi sevk ve idare eden kişi olması nedeniyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre, davacının çalışma düzenini kendisinin belirlediğinin anlaşılması karşısında, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının şantiye şefi olmadığını, elektrik şefi olduğunu, kendisine talimat veren amirlerinin bulunduğunu, b. Bakiye ücret alacağının reddedilmesinin hatalı olduğunu, c. Yıllık izin alacağı talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini davacının açıkça diğer davalının çalışanı olduğunu ve görevlendirme şeklinde yurt dışına gittiğini ikrar ettiğini, işverenin işçisini iş için yurt dışına gönderiyor olmasının alt işveren asıl işveren ilişkisini doğurmayacağını, b. Menfaat birliği içerisindeki tanık anlatımlarına dayalı ücret tespitinin kabul edilemeyeceğini, c. Davacının ücret iddiasını ispatlayamadığını, d. Tanık anlatımlarına dayalı kabule göre %50'den aşağı olmamak üzere alacaktan indirim yapılması hakkaniyete uygun düşecekken, 1/3 oranında indirimin somut olay yönünden haksız olduğunu, e. Yargılama harç ve giderlerine hatalı hükmedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaptığı işin niteliği ve buna bağlı fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Şirketine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6496, K. 2025/7483, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6496-e-2025-7483-k-ff1813afb0cc