Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6473 E. 2025/7176 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6473
Karar No
2025/7176
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/103 E., 2025/183 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve katılma yolu ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... ile imzaladığı iş sözleşmesi kapsamında ... Federasyonu'nda bulunan ... şantiyesinde çalıştığını, her iki davalı Şirket arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacı ile davalı işveren arasında ... nezdinde iş sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme ile çalışılan ülke mevzuatı gereği olarak ikinci bir sözleşmenin yapılabileceğinin öngörüldüğünü, bununla birlikte yapılan sözleşmede işçinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin olarak yapılan düzenleme gereği davacı işçinin ... mevzuatında lehine olan tüm hükümlerden ve imtiyazlardan faydalanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, ...'ya gidildiğinde bir de ... sözleşme imzalandığını, ... sözleşmede uygulanacak mevzuata ilişkin olarak gerek Türk, gerek ... mevzuatının sağladığı garanti ve tazminatların uygulanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşmede ... mevzuatının uygulanacağı ve taraflar arasındaki sözleşmelerde yer almayan durumlarda ... Federasyonu iş hukuku kapsamında uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğinin belirtildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yurt dışında çalıştığı iddia edilen işçinin, Türkiye'de ki şirketi ile bir bağının bulunup bulunmadığının anlaşılması için ... iş sözleşmesinin Mahkemece incelenmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, fahiş ücretin kabul edilemeyeceğini, faiz türü ve başlangıcına ilişkin talepleri kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı projenin ... ...'da kutup dairesi içerisinde bulunan ... ...'nda dünyanın sayılı doğalgaz kaynaklarından birinin işletilmesi için kurulan ... inşaatı olup tesisi işletecek şirketlerin ... ve .. olduğunu, tesisin anahtar teslimi işini ... ile ... üstlendiğini, bu şirketlerin tesisin önemli bir kısım inşaatını ... ve ...nin adi ortaklık-joint venture şeklinde oluşturduğu ...'ye ihale ettiğini, ... ve ... Şirketlerinin ayrı ve bağımsız şirketler olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, ... sözleşmesinin ...'da imzalandığı öne sürülen iş sözleşmesi ile bir ilişkisinin olmadığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerin Türk kamu düzenine aykırı hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, yargılamanın Türk hukuku gözetilerek yapılması gerektiğini, davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli kararı ile; somut olayda ... Federasyonu İş Kanunu ve iş sözleşmesi hükümleri esasa alınarak yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; dava dilekçesinde talep edilen miktarlar da gözetildiğinde davalıların ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu, yıllık ücretli izin alacağı konusunda verilen kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu, somut olayda döviz cinsinden hüküm altına alınan alacaklara Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesinin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli karar ile 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün iptaline karar verdiği dikkate alınarak Türk mevzuatına göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini, b. ... mevzuatının uygulanması durumunda zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, c. İşçinin tüm yargılama giderlerinin kendisine iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Yargılama konusu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, b. ... İş Kanunu'na göre davanın zamanaşımına uğradığını, c. Hesaplamalara esas alınan ücretin hatalı olduğunu, d. Davacının müvekkili Şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılar tarafından ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin hesaplamalar sırasında dikkate alınıp alınmadığı, yıllık ücretli izin alacağının hesabı ve faize ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6473, K. 2025/7176, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6473-e-2025-7176-k-3246d96e4863