Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6236 E. 2025/8866 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6236
Karar No
2025/8866
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2145 E., 2025/1304 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/397 E., 2023/605 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.03.1996 tarihinden 30.09.2018 tarihine kadar davalı Şirket nezdinde yönetici olarak çalıştığını, davalı Şirketten ... Emeklilik Sistemi hakları olduğu, ... Emeklilik Sisteminin, davalı Şirkette en az 10 yıl süreyle çalışmış olan Şirket yöneticilerine Şirketin sağladığı bir birikim sistemi olduğunu, müvekkilinin işyerinden ayrılmasının gündeme geldiğini ve davalı işveren ile iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiğini, bu nedenle ikale sürecinde müvekkilinin emeklilik sistemiyle oluşan hak ve alacaklarının ikale sözleşmesi kapsamına alınmadığını, müvekkiline buna ilişkin hak ve alacaklarının mahfuz olduğunun, üçüncü çıkış planının tamamlanması ile birlikte ödeneceğinin beyan edildiğini, daha sonrasında Şirket ile ikale sürecinin sonuçlandığını ve matbu olarak hazırlanan ikale sözleşmesine uygun olarak eklenen 6. madde ile müvekkilinin ... Emeklilik Sisteminden kaynaklı haklarının korunacağı hükme bağlanmasına karşın 12.12.2018 tarihinde ilan edilmiş olan teklife göre üyelerin çalışma yılına ve pozisyonuna göre hesaplanan tutarların ilgililere bildirildiğini ancak müvekkiline herhangi bir bildirim veya ödeme yapılmadığını ileri sürerek davacının, davalı Şirket nezdinde emeklilik sisteminde biriken alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işten ayrıldığı tarihte iştiraksiz emeklilik hakkını kazanmadığını, davacı tarafından ikale sözleşmesine tek taraflı düşülen şerhin müvekkili Şirketi bağlamayacağını, eşit davranma borcuna aykırılık iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren ile iş sözleşmesini karşılıklı anlaşma ile sona erdirdiği, ikale sürecinde davacının emeklilik sistemiyle oluşan hak ve alacaklarının ikale sözleşmesi kapsamına alınmadığının anlaşıldığı, ikale sözleşmesinin 6. maddesi ile davacının ... Emeklilik Sisteminden kaynaklı haklarının korunacağının hükme bağlandığı, sonrasında 12.12.2018 tarihinde ilan edilmiş olan teklife göre hesaplanan net 734.083,00 TL'nin miktar olarak davacıya bildirildiği, bu miktara ilişkin ödeme yapılmadığı, davacının talep ettiği alacağa söz konusu çıkış teklifleri, emsal işçilere yapılan uygulamalar, ikale sözleşmesi ve iyi ayrılan konumunda olduğu da dikkate alınarak bu alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.02.1972 doğum tarihli olup davalı işyerinde 11.03.1996 tarihinden 30.09.2018 tarihine kadar yönetici olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin sona erdiği 30.09.2018 tarihi itibarıyla 46 yaşında olduğu, iştiraksiz emeklilik kurallarına göre 60 yaşında olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tahsis numarası alarak emekli olmadığı, çalışma süresinin 22 yıl olduğu, ancak 50 yaşını doldurmadan Şirketten ayrıldığı, davalı Şirketin iştiraksiz emeklilik kurallarına göre iştiraksiz ödenekten faydalanmak için üç şarttan birinin arandığı, davacının bu üç şarttan hiçbirini sağlayamadığından emeklilik ödeneğine hak kazanamadığı, davalının eşit işlem borcuna aykırı hareket ettiği ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının hangi yönüyle usul ve kanuna aykırı olduğunun açıklanmadığını, 2. Müvekkilinin davalı işverenlik emeklilik sisteminde biriken tutarları almaya hak kazandığını, 3. Davalı işverenin çalışanlara karşı eşit davranma borcuna aykırı davrandığını, 4. İkale sözleşmesinde iştiraksiz emekliliğe ilişkin hakların saklı tutulduğunu ve böylece iş sözleşmesinin güçlü tarafı olan işverence sistemde biriken tutarların ödeneceği yönünde güven oluşturularak ikale sözleşmesine madde eklendiğini, 5. Teklifte müvekkilinin de isminin bulunmasına rağmen bu tutarların müvekkiline ödenmediğini, 6. Söz konusu emeklilik sistemi davalı tarafça her ne kadar iştiraksiz bir emeklilik sistemi olarak adlandırılsa da esasında iştirakli bir emeklilik sistemi olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona erdiği tarihte davacının iştiraksiz emeklilik sisteminde biriken alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6236, K. 2025/8866, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6236-e-2025-8866-k-6537861f07db