Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6232 E. 2025/15229 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6232
- Karar No
- 2025/15229
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/173 E., 2025/10 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 10.01.2017 tarihinde çalışmaya başladığını ve 22.07.2019 tarihine kadar çalışmasını kesintisiz bir şekilde 1. sınıf kundura kalfası olarak sürdürdüğünü, 10.01.2017 tarihinde fiili çalışmaya başlamasına rağmen davalı şirket nezdindeki sigorta girişinin Kuruma 01.08.2018 tarihinde bildirildiğini, bu nedenle 20 ay boyunca davalı şirkette sigortasız olarak çalıştırıldığını belirterek, davacının 10.01.2017 - 01.08.2018 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili aleyhine ikame ettiği .... İş Mahkemesinin 2019/944 Esas sayılı alacak davasında zikrettiği üzere derdest başka bir hizmet tespit davası mevcut olduğunu, davacının müvekkiline ait iş yerinde 01.08.2018-22.07.2019 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkili iş yerinde herhangi bir sigortasız çalışması olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili beyan dilekçesinde; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, huzurdaki dava ile ileri sürülen iddiaların Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatlerinin olmadığını, davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalıştığının tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının; 10.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında 350 gün günlük 59,25TL, 01.01.2018-31.07.2018 tarihleri arasında 210 gün günlük 67,65 TL ücretle davalı nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararı ile dinlenen tanıkların Kurum kayıtlarına geçmiş çalışmalarının dava konusu edilen dönemleri kapsadığı, davalı tarafça derdestlik itirazında bulunulan ... İş Mahkemesinin 2019/944 Esas sayılı dosyasının esasa girilmeden gönderme kararı ile istinaf incelemesi yapılan işbu dosyaya kaydedildiği, bu hali ile derdestlik itirazının yerinde olmadığı, toplanan deliller ve dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğruladığı değerlendirilerek istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davacı, hizmetlerinin bildirildiği 01.08.2018 tarihinden önce 10.01.2017 tarihinde davalıda çalışmaya başladığını, ancak bildiriminin yapıldığı tarihe kadar hizmetlerinin bildirilmediğini beyanla hizmet tespiti talep etmiştir. Mahkemece, bordro tanıklarının beyanları göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının davalı iş yerinde işe giriş bildirgesi 01.08.2018 tarihlidir. Aynı tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesi mevcuttur. Hizmet sözleşmesinden önce davacının çalışma olgusu gereğince kanıtlanmamıştır. Davacının işe giriş bildirgesi ile aynı tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi mevcut olduğundan yazılı belgelerin aksi yine yazılı ve aynı güçteki belgelerle kanıtlanması gerekeceğinden bu husus göz ardı edilerek verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle verilmiş olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.08.2018 tarihinde davalı iş yerinde çalışmasının Kurum kayıtlarına işlendiği, aynı tarihli davacının imzasını taşıyan belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin mevcut olduğu, Kurum kayıtlarına işlenmiş, imzası inkar edilmeyen belirsiz süreli iş sözleşmesinin yazılı delil niteliğinde olduğu ve aksinin aynı güçteki yine yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiği, dosya içerisinde yazılı delilin aksini gösterir belge bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen ret kararının esasında Yargıtayın ispatı imkansız kılan kararını perçinlediğini, oysa hakim konumda olan işveren işçilerden sözleşme, bordroya imza gibi evrakların kolayca alabildiğini, işçinin de buna karşı yapabileceği, işverenden sadır olarak yaratabileceği yazılı delilin neredeyse bulunmadığını, öte yandan bir an için gerekçenin doğruluğuna itibar edilse de tespiti istenen dönem belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin imzalandığı veya sonraki dönem değil önceki dönem olup, imzalanan sözleşmeden de önce kurulmuş (şifahi ya da yazılı olabilir) bir iş sözleşmesine dayanarak hizmet tespiti istenebileceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 10.01.2017 - 01.08.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.