Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5930 E. 2025/6867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5930
- Karar No
- 2025/6867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2025/79 K. DAVA TARİHİ : 08.01.2015 BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/395 E., 2016/325 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğünden emekli olduktan sonra dava dışı ... İnş. ve Tic. AŞ’nin (... İnş. AŞ) alt işveren olarak faaliyet gösterdiği işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, davalı ... ile dava dışı ... İnş. AŞ arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin baştan beri davalının işçisi sayılması gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret ve fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı ... İnş. AŞ arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin ücretinin davalı ... Müdürlüğünde aynı işi yapan işçilerden az olamayacağını ileri sürerek akdi ikramiye, ilave tediye ve kömür bedeli alacaklarının davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin işçisi olmadığını, yapılan ihale ile sözleşme konusu işin anahtar teslimi dava dışı Şirkete verildiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını, dava dışı Şirket ile yapılan sözleşmeye göre de yüklenici işçiler ile ilgili mali ve hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında muvazaa iddiasını kabul etmediklerini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli kararı ile; davalı ... ile galerilerin sürülmesi işini yapan ... İnş. AŞ arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanarak asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulduğu, davacı vekilinin muvazaa iddiasında bulunduğu, dosya kapsamında bulunan belgelerden de sözleşmede tarif edilen hizmet alımına konu işin hazırlık denilen ve kömür üretim aşamasının bir parçası niteliğindeki davalı ... Müdürlüğünün asıl işi olduğu, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren bir iş olmadığı, dava dışı ... İnş. AŞ'nin gerekli ve yeterli uzmanlığa ve teknolojik alt yapıya sahip olmadığı, araç ve gereçlerin bir kısmını davalı ... Müdürlüğünden kiraladığı ve bu hâli ile üretimin bir parçası olan işin üstlenildiği, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2015/20268 Esas, 2016/4568 Karar sayılı kararı ile buna benzer pek çok içtihadı doğrultusunda davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olması nedeniyle davacının baştan beri davalı ... işçisi olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11.07.2018 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 19.01.2021 tarihli kararı ile; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına ve bu bozma sebebinin sonucuna göre davacının emekli olmadan evvel asıl işveren işçisi olarak çalıştığı hizmet süresinin hesaplamaya esas alınıp alınmayacağının irdelenmesi gerektiği yönünde bozma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararı ile direnme kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2022 tarihli kararı ile; direnme kararının bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, 2. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları ile lehlerine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, 3. Yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığına, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları ile davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediğine ve yargılama giderine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.