Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5807 E. 2025/6506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5807
Karar No
2025/6506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/577 E., 2025/1053 K. DAVA TARİHİ : 20.11.2020

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Dairenin bozma kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda, talep edilen alacağın niteliği ile bilirkişi raporu ve dava dilekçesi birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen miktarın, 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1 hükmüne eklenen 3. fıkra uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.07.2019-15.08.2020 tarihleri arasında yurt dışında bulunan işyerinde demirci formeni olarak aylık net 2.000,00 USD ücret karşılığında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, iddia edilen ücretin çok fahiş olduğunu, belirli süreli istihdam sağlandığını, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacağı olmadığını, yurt dışında çalışması sebebiyle uyuşmazlığın çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 45. İş Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile; davacı işçinin davalı işveren nezdinde formen olarak çalışmakta iken davalı tarafından 15.08.2020 tarihinde işten çıkarıldığı, feshin haklı ve geçerli nedene dayandığının davalı tarafça ispat edilemediği, bu doğrultuda davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunduğu, davacının 14 gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu, banka kayıtları incelendiğinde ödenmeyen ücret alacağı olduğunun tespit edildiği, davacının haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, ayda iki defa hafta tatilinde çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yaptığı, İŞKUR'a yazılan müzekkere cevabında yurt dışı sözleşmesine rastlanmadığı, bu nedenle taraflar arasında herhangi bir hukuk seçimi bulunmadığı, bu durumda davaya konu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarihli kararı ile; davacının davalı işverenin ...'da bulunan şantiyelerinde demirci formeni olarak çalıştığı, daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun uygulanması gerektiği davacının yurtdışı giriş-çıkış kayıtları gereğince 14.07.2019-15.08.2020 tarihleri arasında çalıştığı, banka kayıtları, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde ücret tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu davalıya husumet yöneltilmesinde bir hatanın bulunmadığı, tanık beyanları değerlendirilerek ... Federasyonu İş Kanunu'na göre belirlenen fazla çalışma ve hafta tatili alacağının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, taleplerin zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı, ... Federasyonu İş Kanunu'na göre yapılan hesaplama doğrultusunda davacının talebiyle bağlı kalınarak alacakların hüküm altına alındığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilerek, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı olmayan ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının belirsiz alacak olarak talep edilmiş olduğu, bu alacaklar bakımından her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bir yıllık (pandemi ve arabuluculukta duran süreler de dikkate alınarak) sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ücret alacakları yönünden ise davanın kısmi dava şeklinde açıldığı, davacı vekilinin 14.10.2022 tarihli dilekçesi ile söz konusu taleplerini ıslah ettiği, davalı vekilinin ise 19.10.2022 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, buna göre kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ücret alacakları yönünden dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmamış ise de ıslah tarihi olan 14.10.2022 tarihi itibarıyla bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinin anlaşıldığı, şu hâlde davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı def'ine değer verilerek ıslaha tâbi alacak miktarlarının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde ... Federasyonu İş Kanunu'ndaki 1 yıllık zamanaşımı süreleri dava ve ıslah tarihi bakımından dikkate alınıp taleple de bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, b. Rus hukuku gereğince alacakların zamanaşımına uğradığını, c. Hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, d. Kabul edilen ücretin hatalı olduğunu, e. Tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, f. Fazla çalışma, hafta tatili ve ücret alacakları ile kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamalarını kabul etmediklerini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 18.12.2024 tarihli bozma kararında ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının belirsiz alacak olarak talep edilmiş olduğu, bu alacaklar bakımından her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bir yıllık (pandemi ve arabuluculukta duran süreler de dikkate alınarak) sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ücret alacakları yönünden ise davanın kısmi dava şeklinde açıldığı, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ücret alacakları yönünden dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmamış ise de ıslah tarihi olan 14.10.2022 tarihi itibarıyla bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinin anlaşıldığı, bu durumda davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı def'ine değer verilerek ıslaha tâbi alacak miktarlarının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ... Federasyonu İş Kanunu'ndaki 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihi itibarıyla dikkate alındığı ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurduğu belirtilmiştir. Ancak gerekçeli kararda hüküm sonucunun dayanağı olan hesaplama yöntemi ve verilerine yer verilmemiştir. Hâl böyle olunca Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı denetlenememektedir. Diğer taraftan Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulduğu belirtilmesine rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki Dairemiz bozma kararında, ücret alacağına ilişkin davanın kısmi dava olarak açıldığı, dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmamış ise de ıslah tarihi olan 14.10.2022 tarihi itibarıyla bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinin anlaşıldığı, şu hâlde davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı def'ine değer verilerek ıslaha tâbi alacak miktarlarının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmişken, ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması hatalı olup kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B.Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5807, K. 2025/6506, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5807-e-2025-6506-k-22119020c23e