Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5800 E. 2025/7691 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5800
Karar No
2025/7691
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/265 E., 2025/1568 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/23 E., 2023/429 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.09.1998-31.12.2022 tarihleri arasında davalının ... (...) biriminde uzman olarak çalıştığını, davacının çalışma dönemi içinde davalıya ait farklı alt işveren Şirketlerde giriş-çıkış kaydının yapıldığını, belirli süreli sözleşmelerle çalıştığını, sözleşmelerin zincirleme iş sözleşmesine dönüştüğünü, çalıştığı işyerinin sadece ... olduğunu, bu sebeple işçilik alacaklarının tamamından davalının sorumlu olduğunu, son ücretinin sözleşmede de belirtildiği üzere 9.537,85 TL olduğunu, iş sözleşmesinin sözlü şekilde haklı neden olmaksızın ve bildirim öneline uyulmaksızın feshedildiğini, yıllık ücretli izinlerin kullandırılmadığını ve izin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığını, 01.05.2013 tarihinde ... Projesi kapsamında ... tarafından yürütülen ... ... proje personeli olarak çalışmaya başladığını, projenin bütçesinin ... tarafından karşılandığını, projenin 31.12.2022 tarihinde son bulduğunu ve yeni sözleşme yapma imkânı olmadığını, projenin son bulması ile davacının iş sözleşmesinin de kendiliğinden sona erdiğini, ... ... Destekleme Proğramı Uygulama Esasları'nın ilgili hükümlerinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemelerinin desteklenmediğinin hüküm altına alındığını, davacının 01.09.1998-30.04.2013 tarihleri arasında ... Güçlendirme Vakfında çalıştığını ve 07.06.2013 tarihli ibraname ile ... ibra ettiğini, davanın ... ihbarını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... biriminde uzman göreviyle 01.09.1998-31.12.2022 tarihleri arasında aralıksız olarak önceleri davalı ... bağlı ... ve yüklenici şirketler bünyesinde 01.05.2013 tarihinden itibaren ise bizzat davalı ... işçisi olarak belirsiz süreli hale gelen iş sözleşmeleri uyarınca çalıştığı ve sözleşmenin proje bitimi nedeniyle sonlandığı nazara alındığında davacının çalışma döneminden kaynaklı kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazandığı, iş sözleşmenin devamı sırasında tazminat adı altında ödemenin ödeme tarihinden fesih tarihine kadar yasal faiz işletilerek mahsubunda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, yıllık ücretli izin alacağı yönünden de kullanıldığı imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge sunulmadığından bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının, 01.09.1998-30.04.2013 tarihleri arasında ... çalıştığını, 07.06.2013 tarihli ibraname ile Vakıftan her türlü hakkını aldığını ve ... ibra ettiğini yazılı olarak beyan ettiğini, ödenen kıdem tazminatının avans olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 2. ...'nın ilgili hükümlerinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemelerinin desteklenmediğinin hüküm altına alındığını, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinde sözleşmenin sona ermesi hâlinde kıdem ve ihbar tazminatı ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığını, 3. Davacının hizmet süresi hatalı tespit edildiğinden kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hesabının hatalı olduğunu, 4. Davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi ile kıdem ve ihbar tazminatları ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, sözü edilen alacakların hesaplanması ve davalının alacaklardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5800, K. 2025/7691, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5800-e-2025-7691-k-1bbdd51c3c86