Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5726 E. 2025/7066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5726
Karar No
2025/7066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/770 E., 2025/1351 K. DAVA TARİHİ : 22.02.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/59 E., 2025/30 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.02.2021-10.01.2024 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığını, 10.01.2024 tarihinde insan kaynaklarına yönlendirildiğini, burada davalı tarafından iş sözleşmesinin sonlandırılarak işten çıkışının verildiğini ve birtakım evrakın imzalatıldığını, işe iade davası açtığından imzaladığı evrak arasında ihtiyari arabuluculuk belgesi olduğunu fark ettiğini, anlaşma belgesinin imzaladığını bilmediğini, ilgili tutanağın iş çıkışı işlemleri sırasında müvekkiline bilgi verilmeden arada aldatılarak, hata, hile ile imzalatılmış olabileceğini ileri sürerek 11.01.2024 tarih ve 2024/26679 No.lu ihtiyari arabuluculuk belgesinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve diğer çalışanlar ile yapılan zam görüşmelerinde davacının zamdan memnun olmadığı için toplantıyı terk ettiğini, çalışma devam etmesine rağmen iş elbiselerini çıkararak işyerinden gitmeye çalıştığını, ertesi gün davacının almış olduğu ücretle çalışmak istemediğini bildirdiğini, bunun üzerine İnsan Kaynakları tarafından davacının aldığı ücret üzerinden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı hesaplaması yapılarak işi bırakması konusunda anlaşmaya varıldığını, varılan anlaşma üzerine müvekkili firma tarafından arabuluc M.C'nin arandığını, işçi ile her konuda anlaşıldığını ve işçinin işten çıkışına ilişkin olarak bir arabuluculuk toplantısı yapılmasını istediğini, bunun üzerine M.C'nin tarafların iradelerine uygun olarak ihtiyari arabuluculuk dosyasını açıp telekonferans yolu ile taraflarla görüştükten sonra evrakı her birlikte imzaladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların arabulucuya usulüne uygun başvurusunun bulunmadığı, arabulucunun davalı işverenin avukatı olduğu, davacının arabuluculuk sürecinin başlamasında, arabulucunun seçiminde ve görüşme yeri konusunda herhangi bir iradesinin bulunmadığı, davacının evrakı Kestel'de bulunan işyerinde imzaladığını beyan ettiği, arabuluculuk tutanağında tutanağın düzenlendiği yer olarak belirtilen ".... Mah. .... Sk. No:... .... adresinde davacının bulunmadığı, arabulucu tarafından arabuluculuk süreci ve sonuçları ile ilgili aydınlatma görevinin yerine getirilmediği, davacının görüşmeye usulüne uygun olarak davet edilmediği, davacıya arabuluculuk tutanağının bilgisi dışında imzalatıldığı, kanuna uygun şekilde bir ihtiyari arabuluculuk görüşmesinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kendi isteğiyle iş sözleşmesini feshederek işten ayrıldığını, 2. İptali istenen arabuluculuk tutanağı ile davacıya tüm işçilik alacaklarının ödendiğini, 3. Davacı tarafından arabulucu avukatın aynı zamanda Şirket avukatı olduğunun bilindiğini, 4. Davacı tarafın irade fesadı hâllerini ispatlayamadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 11.01.2024 tarih ve 2024/26679 No.lu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı tarafın cevap dilekçesinde davacıya kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ödenmesi konusunda anlaşılmaya varıldıktan sonra arabulucuya başvurulduğunun belirtilmesi karşısında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı hâlde ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler açıklanan ilave gerekçeyle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5726, K. 2025/7066, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5726-e-2025-7066-k-a8fe87e69a51