Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5553 E. 2025/6645 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5553
Karar No
2025/6645
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1112 E., 2025/1267 K. DAVA TARİHİ : 18.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/233 E., 2025/41 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tek bir işyeri bulunduğunu, İstanbul ilinde bulunan birimin dikkate alınmadığını, işletme toplu iş sözleşmesi yapılması yönündeki tespitin iptal edilmesi gerektiğini, Bakanlık tarafından işçi sayısının hatalı belirlendiğini, gerekli sayısal çoğunluğun sağlanmadığını, tespitin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 05.07.2022 tarihli ve 146543 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; itirazın süresinde olmadığını, dava dilekçesi ekinde dava ile ilgili somut hiçbir delil yer almadığını, müvekkili Sendikanın gerekli sayısal çoğunluğu sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Sendika Yetki Sistemi'ne SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait aynı işkolunda 3 işyeri bulunduğunu, bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespiti işlemi yapıldığını, davacının dikkate alınması gerektiğini ileri sürdüğü İstanbul ilindeki işyerinin farklı bir işkoluna girdiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava dilekçesinde hiçbir somut delil ileri sürülmeden soyut iddialarla itirazda bulunulduğunu, verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davacının iddia ettiği yetki tespiti dışında tutulan diğer işyerinin işkolunun tespit kararı verilen işyerlerinden farklı olduğu, Bakanlığın davalı Sendikanın başvuru tarihindeki kayıtları esas alarak yaptığı yetki tespitinin yerinde olduğu, tespite konu 3 birimden her birisinin bağımsız işyeri niteliği bulunduğu ve davalı Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aynı işkolunda yer alan tespite konu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olup olmadığı yahut işletme niteliğinde olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğini, davacının İstanbul'da bulunan işçilerinin de tespite dâhil edilmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5553, K. 2025/6645, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5553-e-2025-6645-k-62e81a28fe26