Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5437 E. 2025/6723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5437
- Karar No
- 2025/6723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1964 E., 2025/1182 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/773 E., 2024/476 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce Eskişehir İş Mahkemesinde açmış olduğu davada yapılan yargılama, davacının çalıştığı kırma eleme bölümündeki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun sübut bulduğunu, müvekkilinin davadan sonra da aynı yerde, aynı malzemelerle, aynı kişilerden emir ve talimat alarak işinde ve işyerinde hiçbir değişiklik olmadan çalışmaya devam ettiğini, davalı Kurumun 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında olduğunu, önceki davada ilave tediye alacaklarının hüküm altına alındığını, bu davada ise hüküm altına alınan dönemden sonraki alacaklarının talep edildiğini belirterek ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İdarenin ana faaliyet alanının bor ve türevi cevherlerin çıkarılıp üretilerek satışa hazır hâle getirilmesi olduğunu, bu kapsamda üretim faaliyetine ait olmayan ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan işlerin ihale ile dışarıdan satın alındığını, böylece asıl işin üretim faaliyetlerini oluşturan kimyasal ve metalurjik süreçler kapsamında olmayan ve doğrudan üretimle ilişkisi bulunmayan yardımcı işlerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince asıl işveren alt işveren ilişkisine konu edildiğini, şirketler ile Kurum arasında muvazaaya dayalı bir ilişki bulunmadığını, muvazaa bakımından emsal olduğu ileri sürülen mahkeme kararlarının ait oldukları döneme ilişkin iş alım sözleşmeleri bakımından bağlayıcı olabileceğini, davacının davalı Kurumun işçisi olarak kabul edilmeyeceğini, alt işveren işçisi olan davacının 6772 sayılı Kanun gereğince ilave tediye alacağına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunan ... Lojistik AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın Şirkete ihbar edilmesini kabul etmediklerini, davalı Kurum ile Şirket arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığını, ilave tediye alacağı bakımından davacının veya Şirketin 6772 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, faiz oranına da itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aynı işi yapmaya devam etmesi ve kesinleşen Mahkeme kararı dikkate alındığında davalı ile dava dışı alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabul edildiği, davacı işçinin başından beri asıl işveren işçisi olmakla ilave tediye ücret alacağının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalıştığı hizmet alım işinin üretimi aksatmayacak durumda olan yardımcı bir iş olduğunu, yardımcı işin alt işverene verilmesinde muvazaalı bir asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilmeyeceğini, 2. Davacının 6772 sayılı Kanun gereği ilave tediye alacağına da hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.