Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5326 E. 2025/6027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5326
- Karar No
- 2025/6027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/795 E., 2025/1155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2025/73 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda faaliyet göstermediğini, davacı Şirkete ait tüm işyerinin dikkate alınmadığını, davalı Bakanlık tarafından işçi sayısının hatalı belirlendiğini, çoğunluğun sağlanmadığını, tespitin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26.02.2024 tarihli ve 344645 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacının yargılamayı sürüncemede bırakmak maksadıyla işkoluna ilişkin iddia ve itirazlarda bulunduğunu, söz konusu işkoluna ilişkin iddiaların bu davada dikkate alınamayacağını, davanın esasını ilgilendirmeyen ve somut delille desteklenmeyen iddialar ileri sürüldüğünü, davalı Bakanlığın yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işçi bildirimlerini esas aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla davacıya ait 10 sıra numaralı ticaret büro eğitim ve güzel sanatlar işkolunda faaliyet gösteren yalnızca bir işyeri bulunduğunu, bu işyerinde çalışan 168 işçiden 98'inin davalı Sendikaya üye olduğunu, bu kapsamda adı geçen Sendikanın işyerinde yarıdan fazla çoğunluğa sahip olduğundan Kanun'da aranan işyeri çoğunluk şartını sağladığının tespit edildiğini, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında işkolu itirazının bekletici neden sayılamayacağını, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Sendika Yetki Sistemi'ne SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın süresinde açıldığı, işveren tarafından işkoluna ilişkin ileri sürülen itirazın, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 5/2 hükmünde belirtilen açık düzenleme gereği mevcut yetki uyuşmazlığında ileri sürülemeyeceği, tespite konu işyeri dışında davacı bünyesinde faaliyet gösterdiği anlaşılan işyerlerinin farklı işkollarında bulunduğu, davacının farklı işkollarında faaliyet gösteren işyerlerinin dikkate alınamayacağı, işyerinde davalı Sendikaya üye işçi sayısının Kanun'da aranan çoğunluğun açıkça üstünde olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: müvekkili Şirkete ait işyerlerinin faaliyet gösterdiği işkolu ile davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunun farklı olduğunu, davacı Şirketin tüm işyerleri dikkate alınarak işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapılması gerektiğini, işyerlerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.