Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5225 E. 2025/6031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5225
- Karar No
- 2025/6031
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/202 E., 2020/293 K. DAVA TARİHİ : 10.02.2012 Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin 18.11.2011 tarihinde davalı işverence hiçbir neden gösterilmeksizin haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın gerek esas gerek usul bakımından hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, husumet yönünden itirazda bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnşaat ve Sanayi AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin mesvsimlik olarak çalıştığı günler ay hesabı ile orantılı bir şekilde aylık olarak asgari ücret üzerinden banka hesabına yatırıldığını, davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, tüm resmî tatil ve bayramlarda çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.04.2014 tarihli kararı ile; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 30.04.2014 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dosyada Ağustos 2010, Aralık 2011 tarihleri arasını içeren 10 adet tediye makbuzunun olduğu, makbuzlarda davacının isminin yazılı olduğu, imza itirazında bunulmadığı, yapılan ödemelerle ilgili davacı işçinin, ödemeyi ne sebeple aldığına dair yargılama sırasında bir beyanı olmadığı için ödemenin makbuzda yazılı sebeplerle yapıldığının kabulü gerektiği, Mahkemece tediye makbuzları bu şekilde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplama ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtayın bozma ilâmında ücret alacağı dışındaki işçilik alacakları bakımından temyiz itirazları reddedildiğinden ve bozma konusu yapılmadığından ücret alacağı dışındaki diğer işçilik alacakları bakımından kararın kesinleştiği, diğer yönlerden bozma ilâmı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, tediye makbuzları incelendiğinde birtakım fazla çalışma ve asgari geçim indirimine ilişkin ödemelerin yapıldığı görülmesine rağmen bu hususlarda sehven hüküm kurulmadığı, Mahkeme tarafından gerekçeli karar yazılırken yapılan hatanın fark edildiği, fakat gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturmamak amacıyla gerekçeli kararın hüküm kısmında bu konuda hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalıştığı Şirket ile müvekkili arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, 2. Sunmuş oldukları itirazları ve kamu düzeninden doğan hususlar da göz önüne alınarak Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlar yönünden kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; bozmadan sonra yeni kurulacak hükümde bozma kapsamı dışında kalan alacak kalemleri hakkında nasıl bir karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 1. Mahkeme hükmünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde yer alan unsurları içermesi, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2012/13-747 Esas, 2012/84 Karar sayılı ilâmında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukuki geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine uygun olmalıdır. Somut olayda, bozma sonrasında Mahkemece, "Davalılar vekilleri tarafından yapılan temyiz neticesinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, asgari geçim indirimi ve fazla mesai alacaklarına ilişkin talepler bakımından temyiz isteminin reddedilmesi nedeniyle bu hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm oluşturulduğu görülmektedir. Mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda bozma kapsamı dışında kalan alacaklar hakkında da açıkça hüküm kurulması gerekirken, yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın bu alacak kalemleri hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Davacı taraf yargılama sırasında vefat ettiğinden mirasçıları davaya dâhil edilerek yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Karar başlığında, davaya dâhil edilen mirasçılara yer verilmemiş olması mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olarak kabul edilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.