Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4779 E. 2025/5381 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4779
Karar No
2025/5381
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/115 E., 2025/169 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin 05.01.2023 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği tarihe kadar 22 yıldır davalı Şirkete ait işyerinde çalıştığını, davacının işten ayrılış bildirgesindeki ayrılış nedenine ilişkin kodun Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) (46-iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshi) olarak bildirildiğini, davalı tarafça gerçeğe aykırı olarak bildirim yapıldığını, tarafların arabuluculuk neticesinde 03.02.2023 tarihli anlaşma tutanağına göre fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ihbar tazminatı ile kıdem tazminatı olmak üzere işçilik alacakları ödemesinin yapılacağını kararlaştırdıklarını, işten çıkış kodunun hatalı bildirilmesi nedeni ile işsizlik ücreti alamadığını ileri sürerek işten ayrılış bildirgesindeki kodun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın SGK'ya karşı açılması gerektiğini, Kurumun ihbar olunan olarak yer almasının hatalı olduğunu, müvekkili Şirket yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 18.06.2004-05.01.2023 tarihleri arasında en son bölge sorumlusu olarak görev yaptığını, davacının sorumlusu ve astı konumundaki... isimli kadın çalışanla bir süredir gönül ilişkisi içinde olduğuna dair görüntü ve yazışma kayıtlarının ihbar olarak gönderilen bir e-postayla öğrenildiğini, işten ayrılışa ilişkin kodun doğru bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile; işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabının işveren olduğu, davacının iş sözleşmesinin 05.01.2023 tarihinde feshedildiği, dosyada mübrez 03.02.2023 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağına göre davacıya kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti olmak üzere bir kısım işçilik alacakları karşılığı ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödeneceği hususunda anlaşmaya varılmış olması nedeniyle davalı Şirket yönünden bağlayıcı olan arabulucuk sözleşmesine göre iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatı ödenerek feshedildiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmüne göre bildirilen işten ayrılış kodunun hatalı olduğunun tespiti ile işten ayrılış kodunun belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin feshine ilişkin (04) olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli kararı ile; davalı işverenin kıdem ve ihbar tazminatlarının ödemek sureti ile feshin haklı sebebe dayanmadığını kabul ettiği, buna göre SGK'ya bildirilen ayrılış kodunun (04) olarak düzeltilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin buna uygun olarak karar verdiği, karar gerekçesinin dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, davalı tarafın bu konudaki istinaf talebinin reddi gerektiği, ancak yargılama giderleri yönünden hatalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen sebeple sınırlı olarak kaldırılmasına ve davanın kabulü ile davacı işçinin iş sözleşmesinin fesih nedenine ilişkin olarak bildirilen işten ayrılış kodunun hatalı olduğunun tespitine ile işten ayrılış kodunun ''(04) koduyla belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin feshi '' olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya içeriğine göre evli olduğu anlaşılan davacının astı konumundaki dava dışı ................ isimli kadın işçiyle ilişki yaşadığı, bu çalışanın da evli olduğunun belirtildiği, bu ilişkinin işyeri çalışanlarınca da bilindiği, bu durumun işyerinde ve çalışma ortamında da devam ettiğinin dosyadaki bilgi ve belgelerle sabit olduğu, davacının da bu yöndeki iddiayı inkâr anlamına gelecek bir savunması bulunmadığı gibi aksine bu durumun işin yürütümüne engel olmadığını, işe yansıyan olumsuz bir durum bulunmadığını beyan ederek bu ilişkiyi kabul ettiği, davalı işverence 05.01.2023 tarihli fesih ihtarnamesinde de fesih sebebi olarak işyerinde davacı ve dava dışı kadın çalışan arasındaki ilişkiden haberdar olunduğu, ahlaka mugayir bir kısım fotoğraflar ve yazışmaların yaşanan ilişkinin varlığını ortaya koyduğu, davacının astı konumundaki çalışanla yaşadığı gönül ilişkisinin işyerinde de devam ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmü gereğince feshedildiğinin belirtildiği, bu durumda işten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunun davalı işverence dayanılan fesih sebebine uygun olarak düzenlenmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, davalı tarafça fesih ihtarnamesinde fesih sebebi olarak davacı ve dava dışı kadın çalışan arasındaki ilişkiden haberdar olunduğunun, ahlaka aykırı bir kısım fotoğraflar ve yazışmaların yaşanan ilişkinin varlığını ortaya koyduğunun ve bu gönül ilişkisinin işyerinde de devam ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek iş sözleşmesinin feshedildiği, uyulmasına karar verilen bozma ilâmı da dikkate alındığında işten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunun davalı işverence dayanılan fesih sebebine uygun olarak düzenlendiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin feshine konu edildiği iddia edilen eylemlere ilişkin iş ortamına ve işverene elektronik posta gönderilene kadar işyerindeki hiç kimsenin süreçle ilgili bir sorunu olmadığını, müvekkilinin ve diğer çalışanın iş akışını ve işyerinin düzenini bozucu bir eyleme sebebiyet vermediği, diğer çalışanların söz konusu bu iddia edilen olaylar sebebiyle herhangi bir şikâyetlerinin olmadığını, 2. Yaşandığı iddia edilen huzursuzluk ve iş düzeninin bozulduğuna dair davalı beyanlarının tümünün, kimden geldiği belli olmayan e-postanın kendilerine ulaşmasından sonra her iki çalışana karşı davalı işveren tarafından sergilenen tavır sonrasında meydana geldiğini, işyerindeki diğer çalışanların ve dava dosyasından tanık olarak dinlenen çalışanların bir bilgisi, görgüsü ya da şahitliği bulunmadığını, 3. Gerek konuya ilişkin içtihatlar gerek Anayasa Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2017/14907 Başvuru Numaralı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; iki çalışan arasındaki ilişkinin iş sözleşmesinin feshi nedeni olarak kabul edilebilmesi için ilişkinin varlığı ve anılan ilişkinin işin yürütülmesine olumsuz etkileri ile birlikte iş sözleşmesinin sürdürülmesinin işveren açısından beklenemeyeceğinin işveren tarafından tam olarak ortaya konulması gerektiği gibi ilişkinin işyerine ve işin işleyişine olan yansımaları, işyerinin kapasitesi, işçinin ifa ettiği görevi, sicili, ilişkinin kim tarafından alenileştirildiği gibi hususların gözetilerek değerlendirilip yeterli ve ilgili gerekçe ile açıklanması, iş sözleşmesinin feshinin işverenin meşru amacına uygun ve orantılı olup olmadığı gözetilerek işveren ile çalışan arasındaki çatışan çıkarların adil biçimde dengelenmesi gerektiğini, 4. Davalı işyerinde 22 yıllık emek ve mesaisi bulunan davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ve işten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunun buna göre düzeltilmesi gerektiğini, 5. Bölge Adliye Mahkemesinin yeni bir delil olmadan ilk kararının tam tersi yönde bir karar vermesinin kabul edilemez olduğunu ve kararın bu nedenlerle bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işten ayrılış kodunun fesih sebebine uygun olup olmadığı ve buna göre düzeltilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4779, K. 2025/5381, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4779-e-2025-5381-k-bbdc7c339606