Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4417 E. 2025/4838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4417
Karar No
2025/4838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/301 E., 2025/117 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kuruma ait işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini iddia ederek fark ücret, ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, gece çalışma ücreti, sendikal alacaklar, gece dönemi, yemek molası, yemek, yol, enflasyon farkı, sendika aidatı ve sağlık yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından verilen karar uyarınca ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kararıyla davacı ile davalı Kurum arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2019 yılı yönünden 20,5 gün üzerinden fark ikramiye alacağı hesaplanmasının hatalı olduğu, Ocak ve Temmuz aylarında beşer günlük ücret üzerinden hak edilen ikramiyenin hesaplanması ve davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsup edilmesi ile varsa bakiye tutarın hüküm altına alınması gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2019 yılı beşinci ayından itibaren hizmet zammı alacağı hesaplanmış ise de Yüksek Hakem Kurulu kararıyla bağıtlanan toplu iş sözleşmesinde hizmet zammı alacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde de davacıya hizmet zammı ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, hizmet zammı alacağının bu husus dikkate alınmaksızın hesaplanmasının da hatalı olduğu, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm kısmında davanın kabulüne karar verildiğinin yazılmasının da ayrıca hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi uyarınca eksiksiz ödendiğini, 2. Toplu iş sözleşmesinin emredici etkisi gereği bireysel iş sözleşmesinin toplu iş sözleşmesi ile çelişen hükümlerinin ortadan kalkmış olacağını, 3. Davacının taleplerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin de istinai etkiyi doğuracak nitelikteki şartları taşımadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 2019 yılı ikramiye alacağının ve hizmet zammı alacağının hesaplanmasına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4417, K. 2025/4838, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4417-e-2025-4838-k-373308fad8cd