Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4306 E. 2025/4901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4306
Karar No
2025/4901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3877 E., 2025/701 K. DAVA TARİHİ : 18.05.2017 Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin EGO Genel Müdürlüğünde şoför olarak çalıştığını, 05.01.2015 tarihinde tüm haklarıyla davalı Kuruma devredilerek çalışmaya devam ettiğini, Belediye-İş Sendikası üyesi olduğunu, 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için dayanışma aidat dilekçesi verdiğini, sonra ... Sendikasına üye olduğunu, EGO Genel Müdürlüğü ile ... Sendikası arasında 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, birçok işçinin işveren baskısıyla ... Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin Belediye-İş Sendikasından istifa etmediğini, davacı ve arkadaşlarının sürgüne gönderildiğini, kalifiye işçi olmalarına rağmen vasıfsız işçilerin işlerinin yaptırıldığını, psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, dayanışma aidatı ödediği hâlde toplu iş sözleşmesindeki zamların uygulanmadığını, bunun ilave tediye, ikramiye ve diğer alacaklarda fark oluşturduğunu, aynı kıdeme sahip işçiler arasında ciddi ücret farkı oluştuğunu, eşit davranma ilkesine aykırı davranıldığını iddia ederek davacının yevmiyesine 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde belirtilen ücret zammı, kıdem zammı ve taban ücretin uygulanması gerektiğinin tespitine ve ücret farkı, ilave tediye farkı ve akdi ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının EGO Genel Müdürlüğü nezdinde çalışırken 16.10.2014 tarihli kararla naklen Belediyeye atandığını, hâlen çalıştığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, nakil öncesi alacaklardan sorumluluklarının bulunmadığını, davacının toplu iş sözleşme imza tarihinde sendika üyesi olmadığını, başlangıçtan itibaren yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin iki kez kaldırma kararı sonrasında; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yeni toplu iş sözleşmesine tâbi olana kadar geçerli olduğu belirtilmiş ve buna göre örnek hesaplama yapılmış ise de, iş hukukunun genel ilkeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda davacının daha yüksek oranlı bir toplu iş sözleşmesine tâbi iken kendi iradesi dışında yazılı bir onayı da alınmaksızın devir işleminin yapıldığı ve bu toplu iş sözleşmesi hükümleri incelendiğinde kararlaştırılmış olan ücret zam oranlarının daha düşük olduğu, işçinin yazılı rızası olmadan ücretinin düşürülemeyeceği buna rağmen önceki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz sayılıp yeni tâbi olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre zamsız ücret üzerinden yapılan hesaplamanın iş hukukunun işçiyi koruyan hükümlerine aykırı olduğu, buna göre davacının yevmiyesine 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde belirtilen ücret zammı, kıdem zammı ve taban ücretin uygulanması gerektiğinin tespitiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile; davacının 06.01.2015 tarihinde 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 12. maddesi ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na eklenen geçici madde kapsamında, EGO Genel Müdürlüğünden davalı ... Başkanlığına nakledildiği, davacının çalıştığı işyerlerinde dava konusu dönemde/dönemlerde toplu iş sözleşmesi tarafı olan sendikanın ... Sendikası olduğu ve davacının toplu iş sözleşmesi imza ve yürürlük tarihlerinde taraf sendikaya üyeliğinin 11.04.2014 tarihinde başladığı, davacının taraf sendikaya üyeliği öncesinde, toplu iş sözleşmelerinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlandığı, 14.06.2013 tarihinde imzalanan 15.05.2012-14.05.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden üç gün sonra yani 17.06.2013 tarihinde dava dışı EGO Genel Müdürlüğüne bildirildiğinden, davacının söz konusu bu toplu iş sözleşmesinden 17.06.2013 tarihinden itibaren yararlanabileceği, davacının tarafları ... Sendikası ile dava dışı EGO Genel Müdürlüğü olan 11.03.2014 tarihinde imzalanan 15.05.2014-14.02.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına 11.04.2014 tarihinde üye olması ve üyeliğinin işverene, toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmeden önce bildirilmesi hususları gözetildiğinde 15.05.2014 (toplu iş sözleşmesi yürürlük başlangıç tarihi) tarihinden itibaren yararlanması gerektiği, davacının davalının tarafı olduğu 17.02.2014 tarihinde imzalanan ve 15.02.2014-14.02.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden davalıya ait işyerine nakledildiği 06.01.2015 tarihinden yararlanabileceği, davacının, 24.06.2016 tarihinde imzalanan 15.02.2016-14.02.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden 15.02.2016 (toplu iş sözleşmesi yürürlük başlangıç tarihi) tarihinden itibaren yararlanması gerektiği, devir nedeniyle davalının talep edilen alacaklardan kendi dönemi ile yani 21.10.2014-14.05.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden sorumlu olması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince 06.03.2023 tarihli, ikinci bilirkişi birinci ek raporunda hesaplanan brüt 7.578,27 TL ücret farkı, brüt 759,25 TL ilave tediye farkı ve brüt 1.696,20 TL akdi ikramiye farkı alacağının hüküm altına alınması gerekirken daha fazla alacağın hüküm altına alınmasının ve ücret alacağı ve ikramiye alacağının faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(2) hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda davacının; davalının tarafı olduğu 17.02.2014 imza tarihli ve 15.02.2014-14.02.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, 24.06.2016 imza tarihli ve 15.02.2016-14.02.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin kabulü gerektiği ayrıca dava konusu alacak kalemlerinin, davacının istinaf ve temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek rapor aldırılarak davacının 15.02.2016-14.02.2019 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden sözleşmenin imza tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.İstinaf dilekçesinde ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklanan istinaf nedenlerinin tek tek ele alınarak incelenmesi ve cevaplandırılması gerekirken istinaf sebeplerinin cevapsız bırakıldığını, 2. Dosyanın ve istinaf dilekçesinin tekrar incelenmesi hâlinde temyiz talebinde haklı olduklarının anlaşılacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 24.06.2016 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği yönündeki bozma ilâmına uygun karar verilip verilmediğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4306, K. 2025/4901, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4306-e-2025-4901-k-9ed6bdd0dc3a