Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4163 E. 2025/7080 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4163
- Karar No
- 2025/7080
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2140 E., 2025/631 K. DAVA TARİHİ : 29.12.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/30 E., 2024/446 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, şahsi sicil dosyasının olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, uyuşmazlığın çözümünde çalışılan ülke hukuku uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacıya ait yurda giriş - çıkış kayıtlarının incelenmesinden, davacının 19.11.20 06... .04.2014 tarihleri arasında kesintili şekilde çalıştığı, 10.04.2014 tarihinde yurda döndüğü ve davanın 29.12.2017 tarihinde açıldığı, davacının hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren üç ay içinde mahkemeye başvurma hakkına sahip olduğu, bu maddede belirtilen üç aylık sürenin niteliği itibarıyla hak düşürücü süre olduğu, davacı tarafından bu sürenin geçerli bir nedenle kaçırıldığı yolunda bir itirazda bulunulmadığı dolasıyla hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde ... hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin 10.04.2014 tarihinde sona erdiği, davanın ise 29.12.2017 tarihinde açıldığı, dolayısıyla ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı, İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı ancak sonuca bir etkisi olmadığından bu hususun kaldırma gerekçesi yapılmadığı, dava tarihi itibarıyla arabuluculuk dava şartının bulunmadığı ve arabulucuya başvurunun da söz konusu olmadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk ücretine hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, yabancı hukukun uygulanmasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, 2. Rus hukukuna göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin hatalı olduğu, 3. Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığına ve yargılama giderine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.