Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4162 E. 2025/7082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4162
- Karar No
- 2025/7082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/464 E., 2025/565 K. DAVA TARİHİ : 10.09.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 67. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/128 E., 2024/537 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.11.2012-26.07.2016 tarihleri arasında davalı Şirketin Türkiye'deki şantiyelerinde, 27.07.2016- 01.07.2017 tarihleri arasında ise Cezayir'deki şantiyesinde formen olarak en son aylık 3.500,00 USD ücretle çalıştığını, ücretinin bir kısmının bankadan kalan kısmının elden ödendiğini, yemek ve barınma yardımından yararlandığını, haftanın 7 günü 07.30-18.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışmasının akşam 21.00-22.00'ye kadar uzadığını, hafta tatili ve fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı hâlde ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, iş sözleşmesinin haklı neden bulunmadan feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 05.11.2012- 26.07.2016 tarihleri arasında Türkiye, 27.07.2016-01.07.2017 tarihleri arasında Cezayir'deki şantiyesinde çalıştığını, hizmet süresinin aralıklı olduğunu, Türkiye'deki çalışmasına karşılık davacıya haricen ihbar tazminatı ödendiğini, Cezayir'deki çalışması için de ihbar tazminatının ödendiğini, hizmet süresi itibarıyla yıllık izin hakkının doğmadığını, davacının Türkiye'de asgari ücret, Cezayir'de 1.640,00 TL ücretle çalıştığını, şantiyelerde personelin 09.00-18.00 saatleri arası çalıştığını, 1 saat ara dinlenmesi kullandığını, fazla çalışmadığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada; 27.08.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının son aylık ücreti kaldırma kararı gerekçesine uygun olarak 3.500,00 USD esas alınarak davacının kıdem tazminatının, tüm hizmet süresi ve giydirilmiş ücret miktarına göre; ihbar tazminatının giydirilmiş brüt ücreti ve tüm hizmet süresine göre belirlenmiş fesih ihbar süresine göre; yıllık ücretli izin alacağının, kullanamadığı yıllık izin süresi ve ücret miktarına göre; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık beyanları ile belirlenen çalışma gün ve süreleri ile yasal arttırılmış ücret miktarına göre hesaplandığı, ödemelerin takas ve mahsubundan sonra bakiye alacak miktarının belirlendiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fasılalı şekilde 05.11.2012-01.07.2017 tarihleri arası formen olarak çalıştığı, her ne kadar Mahkemece kaleme alınan gerekçeli karar metninde ücretin Daire kararına uygun olarak 3.500,00 USD olarak belirlendiği yer alsa da bilirkişi raporunda Dairece tespit edildiği gibi 2.750,00 USD üzerinden kabul edildiği ve hesaplamaların bu ücret esas alınarak yapıldığı, sehven yazılan miktarın maddi hatadan kaynaklandığı, bu hususun belirtilmekle yetinildiği, belirlenen ücretin dosya kapsamına uygun olduğu, işverence feshin tazminatsız çıkışı gerektiren bir sebeple gerçekleştiğinin ispat olunamadığı, bu sebeple talep edilen kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarında davacının imzasının bulunmadığı, bazı ücret bordrolarında ek tahakkukların bulunduğu, ücret bordrolarındaki net tutarlarının banka vasıtası ile ödendiği, bu nedenle davacı iddiasının tanık beyanları dikkate alınarak değerlendirilmesi ve ek tahakkukların hesaplamadan tenzil edilmesi gerektiği, hükme esas alınan 28.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların usul ve kanuna uygun olduğu, talep edilen alacakların tanık ifadeleri ve dosya kapsamı ile uyumlu olarak tespit edildiği, Mahkemece bu alacaklar bakımından kurulan hükmün isabetli olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 3.500,00 USD olarak kabul edilmesi gerektiğini, 2. Davalı tarafından ileri sürülen takas ve mahsup talebinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu; ayrıca ücret bordrolarının hileli olduğunu ve bu nedenle fazla çalışma ve hafta tatili ödemelerinin de gerçek ücret üzerinden belirlenen miktardan kalan kısım var ise mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücretinin miktarı ile buna göre dava konusu alacaklarının hesabı ile davalı tarafından yapılan ödemelerin dava konusu alacaklardan mahsubuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.