Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3986 E. 2025/5610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3986
Karar No
2025/5610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/540 E., 2025/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/405 E., 2024/510 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile temizlik personeli olarak çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmidört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye, ikramiye alacaklarının ve fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davacının ücretinin hatalı belirlendiği iddiasına dayalı fark alacak taleplerinin reddi gerektiği, diğer alacak talepleri yönünden puantaj kayıtlarına göre davacının fazla çalışma ile gece çalışması yaptığının ve tatil günlerinde çalıştığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 14.05.2020 tarihinde emeklilik için yaş dışındaki diğer şartları tamamlaması sebebi ile iş sözleşmesini feshettiği, sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmaması sebebiyle ücretin hatalı belirlendiği iddiasına dayalı fark alacak taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacaklarının tüm dosya kapsamı ve puantaj kayıtlarına göre ispatlanamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacak talepleri yönünden yapılan değerlendirmede toplu iş sözleşmelerinin uygulanması noktasında hatalı değerlendirme yapıldığını, 2. Davacının çalıştığı Kurumda bakıma muhtaç kişilere hizmet verildiği de gözetildiğinde davacının aynı çalışma sisteminde çalıştığının kabul edilemeyeceğini, sürekli bakım ve gözetim gerektiren kişilere hizmet veren davacının tam gün çalıştığını, işin doğası gereği çalışmaya ara vermesinin mümkün olmadığını, bu durumda fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı alacaklarına hak kazandığını, 3. Davacı işçiye günlük 11 saati geçen gündüz çalışmalarının ve gece 7,5 saati geçen gece çalışmalarının karşılığı ile haftalık 45 saati aşan ve yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini, 4. Mahsubun ilgili olunan aydan yapılması gerekirken toplam alacak üzerinden uygulanan mahsup işlemiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınmayacağını, hesaplama döneminin taleplerine rağmen eksik olduğunu, 5. Ücret, ilave tediye, ikramiye alacağı yönünden; davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü, belirsiz süreli bireysel iş sözleşmesinde açıkça ücret kararlaştırılmadığı gerekçe gösterilerek ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının reddedildiğini, ancak davacının kadroya geçmeden önce ihale şartnamesinde yazılı olduğu üzere asgari ücretin yüzde oran fazlasıyla çalışmakta olduğunu, aynı koşullarda ve ihale sözleşmesinden en ufak bir fark ve düzenleme olmaksızın % ibaresi konulmak suretiyle aynı ücret üzerinden kadroya geçtiğini ve ücretinin rızası olmaksızın düşürülmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının ispatı hususundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3986, K. 2025/5610, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-3986-e-2025-5610-k-df9dd77b73fb