Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3815 E. 2025/5009 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3815
- Karar No
- 2025/5009
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/181 E., 2025/78 K.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.07.2006-16.08.2015 tarihleri arasında davalı ... nezdinde usta öğretici olarak çalıştığını, davacının çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ilave tediye alacaklarının ödenmemesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) eksik gün üzerinden bildirim yapılması sebepleriyle iş sözleşmesinin müvekkili davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davada idari yargının görevli olduğunu, davacının usta öğretici olması sebebiyle ücretlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 89. maddesi hükmü dikkate alınarak belirlendiğini, ücretlerin girilen ders sayısı karşılığı ödenmesi sebebiyle davacının talep konusu alacaklara hak kazanamadığını, davacının işçi sayılamayacağı için ilave tediyeden de yararlanmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.07.2016 tarihli kararı ile; davacının davalı ... nezdinde 21.07.2006-17.08.2015 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalıştığı, davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ilave tediye alacaklarının gereği gibi hesaplanıp ödenmediği, SGK'ya eksik gün sayısı ve ücrete göre bildirimde bulunulduğu anlaşıldığından davacı feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 12.07.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 23.01.2020 tarihli kararı ile; davacının aylık maktu ücretle değil, 657 sayılı Kanun'un 176. maddesi ve dosya içeriğinde yer alan taahhütnamelere göre ders saati ücreti ile çalıştığının anlaşıldığı, usta öğreticiler bakımından uygulanan kriterlere göre davacının aylık ücretinin tespiti ile buna bağlı olarak işçilik alacaklarının yeniden değerlendirilmesi; ayrıca kapsamda bulunan imzasız ücret bordrolarına göre 2011/12 döneminden itibaren 2012 yılında normal çalışma günü 30 olarak gösterildiği gibi hizmet döküm cetveline göre de prim gün sayısı 30 gün olarak bildirildiğinden bu döneme ilişkin olarak banka kayıtlarıyla ücret bordroları da karşılaştırılarak çalışılmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenip ödenmediğinin netleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 09.02.2023 tarihli kararı ile; dosya kapsamındaki işyeri kayıtları ve bordrolar çerçevesinde, aylık hak kazanılan ücretin gün sayısına bölünmesi neticesinde tespit edilen yevmiye ile davacının talep konusu alacaklarının miktarı tespit edilmiş olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 09.02.2023 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.05.2023 tarihli ilâmı ile; dosyada eksik puantajları ve bordroları celbedilerek, her ay için ayrı ayrı o ayın puantajlarına göre yapılan ders sayısı ve çalışılan toplam gün sayısı tespit edilip bozma ilâmında açıklanan şekilde davacının talep konusu alacaklarının miktarının belirlenmesi gerektiği; ayrıca bordrolar her ay için ayrı ayrı denetlenerek, bordrolarda tahakkuk ettirilen saat başı ders ücretinin ücret katsayısı/göstergeler gibi mevzuattan doğan unsurlara göre olması gerekenden daha az olup olmadığı belirlenerek davacının bordrosunda tahakkuk ettirilen saat başı ders ücreti miktarının mevzuata göre olması gerekenden düşük olduğu ay var ise o ay için mevzuata göre olması gereken saat başı ders ücreti esas alınmalı, bordrodaki saat başı ders ücreti mevzuata göre olması gerekenden yüksek ise o ay için bordrodaki ücret esas alınarak Mahkeme kararının sadece davalı tarafından temyiz edilmesi nedeni ile doğan usuli müktesep haklar ve neticeten hükmedilecek miktarlar bakımından davalı lehine oluşan usuli müktesep haklar da gözetilmek suretiyle yeniden işçilik alacaklarının miktarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda kapsama alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda bozma ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def'i, husumet, hak düşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, 2. Davacının statü hukukuna tâbi olması nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, 3. Davacının işçi sıfatını haiz olmadığını, 4. Usta öğreticilerin tam zamanlı çalışmayıp kısmi zamanlı çalışmalarından dolayı SGK gün sayısına göre çalışma süresinin tespitinin gerektiğini, 5. Yapılan iş mevsimlik iş niteliğinde olduğundan yıllık izin ücreti alacağına hak kazanılmadığını, 7. İlave tediye, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin yapılan hesaplamaları da kabul etmediklerini, 6. Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ders saati ücretiyle çalışan ve her ay çalıştığı ders sayısı farklı olan davacının ücretinin hesap yöntemi ile buna bağlı olarak kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ilave tediye alacaklarının miktarına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.