Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3394 E. 2025/5825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3394
- Karar No
- 2025/5825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/687 E., 2025/142 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/445 E., 2022/805 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin, uluslararası deniz taşımacılığı yapan yabancı bayraklı gemilerin donatanları adına Türk gemi adamlarıyla iş sözleşmesi imzalanması, gemi adamlarının özlük işlemlerinin takibi gibi insan kaynakları hizmetleri yapmakta olduğunu, SAP bilgisayar programı satın alındığında programın kuruluş ve devreye alınışında davacı Şirketin ihtiyaçlarına göre kodlanması, sektörsel işleyiş ayarlarının yapılmasında davalı ...'nun görev aldığını ve gemilerde çalışan gemi adamlarının aylık ücretlerinin, ikramiyelerinin ödenmesinin takibi ile özlük işleri sorumlusu olarak çalıştığını, davalı ... ve davalı ...'nın ...'nun suç ortağı olduğunu, 22 ay boyunca evrakta sahtecilik yaparak davacının dolandırılmasına yardımcı olduklarını, davalı ...'nun aylık ücret listelerinden bir çalışanı çıkartarak yerine bazı aylarda bir bazı aylarda iki kişi olmak üzere davalıları adlarını yazıp bu kişilere aylık ücret ve ikramiye ödemesi yapılmasını sağladığını, davalı ...'nun yazılı savunmasında, savcılık ve ceza yargılamasında suçunu itiraf ettiğini, diğer davalıların kendisi ile ortak hareket etmediklerini beyan ettiğini, davalıların eylemleri sonucunda müvekkili Şirketin zararının doğduğunu ileri sürerek maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, somut uyuşmazlıkta hiç bir kusurunun ve menfaatinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev ve yetki itirazında bulunarak, davacının müvekkili ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin dava konusu olayla ilgisi ve bilgisinin bulunmadığını, hakkında suç duyurusunda bulunana kadar davalının kartının kullanıldığından haberinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar hakkında davaya konu eylemler nedeniyle İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davasının açıldığı, Mahkemece davalı ...'nun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, diğer davalıların ise ikisinin de beraatine karar verildiği, kararın kesinleştiği, tüm dosya kapsamı, kesinleşen ceza mahkemesi kararı, davalılara ait banka hesap kayıtları ile yapılan transferler dikkate alınarak, davalı işçi ...'nun gemi adamlarına ilişki ödeme listesine müdahale ederek tek aylık ücret alacak olan birinin adını çıkararak yerine davacı Şirket ile bir ilgisi bulunmayan diğer davalıların ismini eklemek suretiyle onların hesabına çift aylık ücret ödemesinin yapılmasını sağladıktan sonra aylık ücret ödeme listesinden çıkararak gemi adamının hesabına tek aylık ücret ödemesi yaptığı, diğer davalılar ... ve ...'nın hesabına aktarılan paraları da ardından kendisi hesabına gönderdiği, zararın tespiti amacı ile dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından banka hesap kayıtları üzerindeki giriş ve çıkışlardan yapılan inceleme sonunda davacı Şirketin zararının 978.126,35 TL olarak tespit edildiği, davalılar ... ve ... hakkında ceza davası dosyası kapsamında işlemleri iştirak ettikleri hususunun ispatlanamaması nedeniyle beraat karar verildiği ve kararın kesinleştiği, banka hesaplarının incelenmesinde ilgili tutarların diğer davalıların hesaplarında uzun süre kalmayarak davalı ...'nun hesabına aktarıldığı, davalı ...'nun diğer davalıların durumdan haberdar olmadıkları yönündeki beyanı, ceza dava dosyası ve diğer davalıların soruşturma ile kovuşturma aşamasındaki beyanları da dikkate alınarak zararın meydana gelmesine iştirak ettiklerine dair herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı gerekçeleriyle davalı ... ve ... bakımından davanın reddine, diğer davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararının dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, yeterli, denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun olduğu ve doğru hesaplamalar içerdiğinin sabit olduğu, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre davalılar lehine belirlenen vekâlet ücretinde hata olmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tazminat davalarında davanın reddine karar verilmesi hâlinde maktu vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiğini, davalılar ... ve ... bakımından davanın reddine karar verilmesi nedeniyle bu davalılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davanın tüm davalılar bakımından kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ceza dosyasındaki beraat kararının bu dosyanın sonucunu etkilemesinin hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre hukuk hâkiminin ceza yargılamasındaki sorumluluğa ilişkin tespitlerle bağlı olmadığını, dava konusu olayda paraların davalıların hesaplarına aktarıldığının sabit olduğunu, davalılar ... ve ...'in kartlarının davalı ...'da uzun yıllar durması ve bu davalıların kartlarını davalı ...'nun kullandığından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, somut uyuşmazlıkta bütün davalılar hukuka aykırı hareket ettiklerinden hepsinin sorumlu olması gerektiğini, 3. Kesinleşen ceza dosyasında tespit edilen zararın 1.300.572,00 TL olmasına rağmen bu dosyada daha azına karar verilmesinin hatalı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, hükmedilen miktarın gerçek zarar miktarından az olduğunu, 4. Adil yargılama hakkının temel unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkının İlk Derece Mahkemesi tarafından ihlal edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu olayda davalılar ... ve ...'in sorumluluğununun bulunup bulunmadığı, davalı ...'nun sorumlu olduğu zararın miktarı ve davalı ... ve ...'in lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 hükmü şöyledir: "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." Somut uyuşmazlıkta maddi tazminat talebi ile açılan davada İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ve ... bakımından talebin tamamen reddine karar verilmiş olup karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekli iken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ikinci alt bendinde yer alan “Reddedilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 152.045,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak” ibaresinin çıkartılarak yerine “Maddi tazminat talebinin tamamen reddinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.