Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2873 E. 2025/5184 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2873
Karar No
2025/5184
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1658 E., 2024/2166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/613 E., 2022/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin her ne kadar davalı...................Hizmet Otopark Özel Eğitim İtfaiye ve Sağlık Hizmetleri Ticaret AŞ (İzelman AŞ) bünyesinde sigortalı olarak gösterilse de ................ Belediyesi İzmir Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs ve Troleybüs (............) Genel Müdürlüğünde bünyesinde çalışanlarla aynı işi yaptığını, ESHOT Genel Müdürlüğü ile hizmet alım ihalesi yolu ile personel tedarik eden İzelman AŞ arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin iş tevzi listeleri ve hareket saat çizelgelerinin çalıştığı Kurumdan getirilerek fazla çalışmaların tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ilave tediye ücreti ve yemek ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını, davacının tüm çalışmalarının eksiksiz olarak kayda alındığını ve fazla çalışmalarının bulunması hâlinde kendilerine ödendiğini, parçalı çalışma sistemi ile çalışan işçilerin parçalı çalışma süreleri arasında kalan dilimde müvekkili İdarenin emrinde bulunmadığını, işyerinde bulunma zorunluluğunun olmadığını, bu süre zarfında kendi özel hayatlarını sürdürdüklerini, hafta tatili kullandırıldığını, davacının hafta tatilini tam olarak kullanmadığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı..............AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ücret bordroları incelendiğinde yaptığı fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarının ücret bordrosunda gösterilerek banka kanalıyla işçiye ödendiğini, yemek yardımı ile diğer sosyal yardımların da davacının yararlanmakta olduğu toplu iş sözleşmesine uygun olarak hesaplanarak bordrolara yansıtılıp eksiksiz ödendiğini, taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar arasında asıl işveren alt iş veren ilişkisinin muvazalı olduğuna dair talebin davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının bilirkişi raporunda belirlenen ilave tediye, fazla çalışma ve yemek ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının işe giriş tarihi olan 09.09.2011 tarihinden itibaren... Genel Müdürlüğünün işçisi sayılması gerektiği, bu doğrultuda davacının ilave tediye alacağına hak kazandığı, hafta tatili çalışması ispat edilemediğinden reddine karar verilmesinde hatalı yön bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalılar arasında muvazaa bulunmadığını, b. Kararın gerekçesiz olduğunu, c. İş tevzi ve hareket çizelgeleri sunulmasına rağmen bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, d. Fazla çalışma alacağı bulunmadığını, e. ... AŞ ve Genel İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi gereği davacıya ilave tediye alacağının 112 yevmiye olarak ödendiğini, f. Davacının fiilen çalıştığı dönemde öğlen yemeği verildiğini, yemek ücreti talebinin haksız olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ...AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı İdare ile müvekkil Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, b. İlave tediye alacağının reddedilmemesinin hatalı olduğunu, c. Davacının yaptığı fazla çalışma ücretlerinin ödendiğinin puantaj kayıtları ile sabit olduğunu, kayıtların incelenmediğini, d. Yemek ücretinin de ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ile muvazaanın varlığı hâlinde davacının gerçek işverenin işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ve davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanması hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki yapılan bu değerlendirme, 02.01.2018 tarihinden sonrası için hatalıdır. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ya eklenen Ek 20. maddede “İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve hâlen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilir.” düzenlemesi yapılmıştır. Düzenleme dikkate alındığında, Belediye ve bağlı kuruluşlarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22. maddesi ile 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tâbi olmaksızın personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri Belediye Şirketlerine gördürmesi mümkün olduğundan, anılan düzenlemenin yürürlük tarihi olan 02.01.2018 tarihinden sonraki dönem yönünden Belediye ve bağlı kuruluşlarının personel çalıştırılmasına ilişkin hizmet alımlarının, sırf bu nedenle, muvazaalı olduğunun kabulü mümkün değildir. Davalı... Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesinin bağlı kuruluşu olup davalı ...AŞ ise sözü edilen belediye şirketlerindendir. Davacının 02.01.2018 tarihine kadar olan çalışma dönemi yönünden muvazaanın kabulü yerinde ise de 696 sayılı KHK ile yapılan düzenlemenin yürürlük tarihinden sonraki dönem yönünden davalı ...AŞ ile davalı... Genel Müdürlüğü arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna ilişkin kabul yerinde değildir. Dosya kapsamına göre 02.01.2018 tarihinden sonraki dönem bakımından davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmaktadır. Aksi yöndeki kabul hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Davacının 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'a (6772 sayılı Kanun) göre ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacağın hesaplanması hususunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalılar arasındaki ilişki 02.01.2018 tarihinden sonraki dönem yönünden muvazaalı olmayıp geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan, bu dönem bakımından 6772 sayılı Kanun kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları arasında bulunmayan davalı ...AŞ'nin ilave tediye ödemekle yükümlü olduğundan söz edilemez. Açıklanan nedenle davacının 02.01.2018 tarihinden sonraki çalışma dönemi bakımından 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye alacağına hak kazanması mümkün değildir. Muvazaa kabulünde isabetsizlik olmayan dönem bakımından ise bu alacak kaleminin, davacının fiilî ücreti üzerinden yapılacak hesaplama doğrultusunda hüküm altına alınması gerekli ise de davalı ...AŞ'nin tarafı olduğu ve davacının yararlandığı toplu iş sözleşmelerinde 112 gün ikramiye alacağı ödeneceği kararlaştırılmış olup davacıya da bu miktar üzerinden ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 6772 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereği senelik azami ikramiye tutarı davacıya ödenmiştir. Bu nedenle ilave tediye alacağı talebinin de reddi gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi de hatalıdır. 4. Davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur. Davacı vekili, müvekkilinin bir kısım çalışma saatlerini parçalara bölünmüş olarak doldurduğunu, sabahları 05.30 gibi aracın müvekkili tarafından teslim alındığını, 08.00-09.00 civarında teslim edildiğini, normal şartlarda bundan sonra aracı 2. kez teslim almasının 16.30-17.00 civarında, tekrar iş bırakmasının ise saat 20.30-21.00 civarında olduğunu ancak çok kez bu şartlara uyulmadığını, müvekkiline aniden bu iki çalışma dilimi arasında görev yazıldığını, gün içinde neredeyse 15-16 saat hizmet edimi için işveren emrine amade bulunduğunu, müvekkili gibi şoförlere boşta fakat çalışmaya amade tutulduğu bu süreler için ücret ödenmediğini ileri sürerek müvekkilinin iş (görev) tevzi listelerinin ve hareket saat çizelgelerinin çalıştığı Kurumdan getirtilerek yukarıda belirtilen şekilde oluşan fazla çalışmalarının tespit edilmesini talep etmiş, delil olarak iş tevzi listeleri, hareket saati çizelgeleri, puantaj kayıtları, tanık beyanları ve emsal dosya tanık beyanlarına dayanmıştır. Davalı... Genel Müdürlüğünce cevap dilekçesinde davalı işyerindeki çalışma düzenine ilişkin esaslar açıklanmış ve parçalı çalışma sistemi ile çalışan işçilerin, parçalı çalışma süresi arasında kalan dilimde İdarenin emrinde bulunmadığı gibi işyerinde bulunma zorunlulukları da olmadığını, parçalı çalışma dilimleri arasında kalan süre arasında kendi özel hayatlarını sürdürdüklerini, günlük mesainin ilk kısmının sona erip diğer bölümünün başlayacağı ana kadar arada geçen sürenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 66/1-(c) hükmü uyarınca işçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir hâlde bulunmakla beraber: çalıştırılmaksızın çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler olarak görülmesi ve iş süresinden sayılması talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve davacının tüm çalışmalarının eksiksiz kayıt altına alındığını, varsa fazla çalışması ödendiğini savunmuş, delil olarak davacının şahsi sicil dosyası, İdareye ait tüm kayıt ve belgeler, iş tevzi listeleri, hareket memuru el çizelgeleri, emsal mahkeme kararları, emsal bilirkişi raporları, emsal dosya tanık beyanları ve tanık delillerine dayanmıştır. Davalı ...AŞ sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davacı fazla çalışma yaptığı takdirde ücretinin ödendiğini savunmuş ve delil listesinde işyeri sicil dosyası, puantaj kayıtları ve tanık beyanlarına delil olarak dayanmıştır. 26.11.2021 tarihli bilirkişi kök raporunda davacı tanıklarının işverene karşı açılmış davaları olduğunu beyan etmeleri nedeni ile yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği fazla çalışma ücreti hesabında davalıya karşı davası olan tanık beyanı dikkate alınamayarak davalıların dosyaya sunduğu emsal dosya tanık beyanlarından hareketle fazla çalışma alacağı belirlenmiş, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda davalılar vekilleri tarafından davacıya ait iş tevzi çizelgeleri ile hareket saat çizelgelerinin 10 klasör hâlinde dosyaya sunulu bulunduğu bildirilmişse de tarafına teslim edilen ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda sunulu bulunan belge ve evrakların içerisinde iş tevzi çizelgeleri ile hareket saat çizelgeleri bulunmadığı gerekçesiyle belirlenen fazla çalışma sürelerinde değişikliğe gidilmemiştir. Ancak davalı... Genel Müdürlüğü tarafından cevap dilekçesi ekinde 01.01.2019- 01.01.2020 tarihlerini kapsayan davacıya ait iş tevzi listeleri ve hareket saat çizelgelerinin sunulduğu, yine Mahkemece yazılan müzekkere üzerine 27.02.2020 tarihli dilekçe ekinde 10 klasör hâlinde iş tevzi listeleri ve hareket saat çizelgelerinin sunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca söz konusu kayıtlara dayanılmasına karşın bu kayıtlar değerlendirilmeksizin davalı tarafça sunulan emsal dosyalarda dinlenen tanık beyanları değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisi hatalıdır. Söz konusu kayıtlar incelendikten sonra tüm dosya kapsamına göre sonuca gidilmelidir. Yine yemek ücreti de toplu iş sözleşmesinde yer alan fazla çalışmaya gelen işçinin yol ve yemek masraflarının işverence karşılanacağı düzenlemesi uyarınca belirlendiğinden, yemek ücreti alacağının da fazla çalışma alacağının tespitinden sonra oluşacak sonuca göre yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Belirtilen sebeplerle; eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2873, K. 2025/5184, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-2873-e-2025-5184-k-63578cdafafd