Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2831 E. 2025/6403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2831
Karar No
2025/6403
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2025/15 K. DAVA TARİHİ : 27.11.2020

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 2004-2017 yılları arasında beton kalıp ustası olarak çalışırken iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, pasaportunun verilmeyeceği söylenerek zorla istifa dilekçesi alındığını bu nedenle istifa dilekçesine değer verilmemesi gerektiğini, haftanın her günü fazla çalışma yaparak çalıştığını ayrıca dinî bayramların ilk günü dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığını, son bir yıllık ücretinin eksik ödendiğini ve yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile son bir yılda eksik ödenen ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme borcunu yabancı bir ülkede ifa etmesi sebebiyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsurunun bulunduğunu, uyuşmazlığa yabancı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davanın belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili Şirket ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, husumet itirazları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararıyla; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği bu nedenle ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği, işverence yıllık izin kullandırıldığına dair belge sunulmadığı, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu, tanık beyanları dikkate alınarak davacının ayda 2 hafta tatili gününde ve dinî bayramlarda 2 gün hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve haftada 10,5 saat fazla çalışma yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, hukuk seçimi anlaşması bulunmayan davacının tüm hizmet süresindeki çalışmasında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/2 maddesi kapsamında mutad işyeri hukuku olan Kazakistan hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Kazakistan hukuku uygulanmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, 2. Kazakistan İş Kanunu'nda zamanaşımına ilişkin net ve kesin bir belirleme olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ile zamanaşımı süresine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2831, K. 2025/6403, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-2831-e-2025-6403-k-83f919790d9d