Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/10219 E. 2026/3264 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10219
Karar No
2026/3264
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2179 E., 2025/2008 K. DAVA TARİHİ : 09.05.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2023/238 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.11.2002-04.04.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, yaş dışında emeklilik koşullarını sağladığına ilişkin ... Kurumu (SGK) yazısına dayanarak iş sözleşmesini mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlen yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca feshettiğini, son brüt ücretinin 5.800,00 TL olduğunu, her yıl bir aylık ücret tutarında ikramiye ödenmesi gerektiğini, son bir yılda ikramiyelerinin hiç ödenmediğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek kıdem tazminat ile, ikramiye ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaş dışında emeklilik için gerekli sigortalılık ve prim ödeme şartlarını sağlamadığını, iş sözleşmesinde ikramiye öngörülmediğini, tüm ücret ödemelerinin banka aracılığıyla yapıldığını, pandemi döneminde kısa çalışma uygulandığını ve yıllık izinlerin usulüne uygun olarak kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaş dışında emeklilik koşullarını sağladığından kıdem tazminatına hak kazandığı, kullanılmayan yıllık izin süresi ücretin ve işyeri uygulaması hâline gelen ikramiye alacağının ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, buna karşılık ikramiye alacağına ilişkin fazlaya dair talebin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaş dışında emeklilik koşullarını sağladığından kıdem tazminatına hak kazandığı, işyerinde 2017 yılından itibaren yapılan ikramiye ödemelerinin işyeri uygulaması hâline geldiği, bu nedenle ikramiyenin giydirilmiş ücrete dâhil edilmesi ile kıstelyevm esasına göre ikramiye alacağına hükmedilmesinde ve pandemi dönemindeki ücretsiz izin süresi ihbar önelini altı hafta aşmadığından pandemi dönemindeki kısa çalışma sürelerinin kıdem süresi hesabına dâhil edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının yaş dışında emeklilik için gerekli sigortalılık ve prim ödeme şartlarını sağlamadığını, eksik gün ve askıda geçen sürelerin kıdem hesabına dâhil edilmesinin hatalı olduğunu, 2. İş sözleşmesinde ikramiyeye ilişkin hüküm bulunmadığını, işyeri uygulaması niteliğinde düzenli ikramiye ödemesi olmadığını, bu nedenle ikramiyenin giydirilmiş ücrete eklenmesi ve ikramiye alacağına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, 3. Davacının 2022 yılı bakımından tam çalışma yılını tamamlamadığını, ayrıca pandemi dönemindeki kısa çalışma ve ücretsiz izin süreleri yönünden ikramiye alacağına hak kazanamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, giydirilmiş brüt ücretin tespiti, hizmet süresi ve ikramiye alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizce bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair verilen 29.05.2025 tarihli ve 2025/3201 Esas, 2025/4965 Karar sayılı kararda, yıllık ücretli izin ve kıdem tazminatına esas sürenin belirlenmesinde, bildirim süresine altı haftanın eklenmesiyle oluşan süreyi geçmemek kaydıyla işçinin 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) eklenen geçici 10/2 hükmü kapsamında ücretsiz izinde geçirdiği sürenin dikkate alınması gerektiği, bunu aşan kısmın kıdeme esas süreye eklenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince davacının pandemi sürecinde geçirdiği ücretsiz izin süresinin bildirim süresini 6 hafta aşmadığı belirtilmiştir. Ne var ki SGK kayıtları incelendiğinde davacının 4857 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10/2 hükmü kapsamında ücretsiz izinde geçirdiği sürenin, bildirim süresine 6 haftanın eklenmesiyle bulunan toplam süreyi aştığı görülmektedir. Bu itibarla bildirim süresine eklenen 6 haftayı aşan ücretsiz izin süresinin kıdem süresine dâhil edilmemesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının diğer çalışma dönemleri bakımından, SGK kayıtlarında yer alan eksik gün bildirimleri değerlendirmeye alınmaksızın hizmet süresinin belirlenmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/10219, K. 2026/3264, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-10219-e-2026-3264-k-a2b108367013