Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12957 E. 2024/15326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12957
- Karar No
- 2024/15326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Davalılar vekilleri Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Devlet Su İşleri (...) Genel Müdürlüğünün Ilısu Baraj inşaat yapım işini, davalı ... İnşaat ve Tic. AŞ (... İnşaat A.Ş) ile davalı ... Sanayi ve Tic. AŞ (... AŞ) ortak girişimine ihale ettiğini, davacının baraj inşaatında çalışan işçilerin yemek ihalesini alan davalı ... Gıda .... Nak. Pet. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. (... Gıda Ltd.Şti) nezdinde tüm davalıların işçisi olarak 14.09.2010-31.08.2014 tarihleri arasında yemekhanede aşçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, ihale makamı olduklarını, ihale konusu işin tamamını devrettiklerini, asıl işveren sıfatlarının bulunmadığını, Ilısu konsorsiyumu içerisinde davacının çalışmış olduğunu bildirdiği şirketin bulunmadığını davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ... İnşaat AŞ ile davalı ... AŞ vekili, davacı ile müvekkili ortaklık arasında mevcut bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının taleplerinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... Gıda Ltd. Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.03.2016 tarihli 2014/307 Esas ve 2016/52 Karar sayılı kararıyla; yapılan yargılama sonucu davacı tarafından dinletilen tek tanık ve mevcut delillere göre davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... AŞ, ... Gıda Ltd. Şti. ve ... İnşaat AŞ vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2017/27935 Esas, 2020/5306 Karar sayılı ilâmı ile; feshe ilişkin ispat yükü kendisinde olan davalıların dosyaya herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğu, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacıya, davalı Şirketler vekili tarafından 5. celse dosyaya sunulan işyeri dosyasında bulunan ve izinli olduğu belirtilen tarihler, imzalı belgeler gösterilerek izin kullanıp kullanmadığı hususu açıklattırılarak davacı beyanı ile birlikte tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının izin ücreti alacağının Mahkemece bir değerlendirmeye tâbi tutulması gerektiği, kabule göre de, davalılar lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı tarafından ıslah edilen ve Mahkemece reddedilen tutar üzerinden nispi olarak belirlenmesi gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.07.2021 tarihli ve 2020/247 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararıyla; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.03.2022 tarihli ve 2022/2884 Esas, 2022/3872 Karar sayılı ilâmı ile; Mahkemece, öncelikle dosyada mevcut yıllık izin defterindeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı araştırılarak imzanın davacıya ait olup olmadığı kesin olarak belirlendikten sonra, yıllık izin belgelerindeki çelişkiler de giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, imza inkârına rağmen gerekli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile davacının hak kazandığı tüm izinleri kullandığı kabulüyle yıllık izin ücreti talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak imza incelemesi yaptırılması amacıyla davacıya ait yıllık izin defterinin bulunduğu işyeri şahsi sicil dosyasının ıslak imzalı aslının kesin süre içerisinde mahkemeye gönderilmesi için davalı Şirketlere müzekkere yazıldığı, belirtilen süre içerisinde istenilen belgelerin gönderilmediği taktirde mevcut delil durumu ile yargılamaya devam edilip karar verileceğinin usulünce ihtar edildiği, ancak kesin süre içinde davalı Şirketler ve davalılar vekilince istenen belgelerin dosyaya ibraz edilmediği, bu doğrultuda yıllık izin ücreti alacağının kabulüne karar verildiği, diğer alacaklar yönünden ise bozma ilâmı öncesindeki gibi karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... AŞ ve ... Gıda Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, asıl işveren olarak nitelendirilemeyeceğini, alacaklardan sorumlu olmadığını, aksi kabul edilecek ise sorumluluğun üç aylık ücret tutarını geçemeyeceğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... AŞ ve ... Gıda Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararda gerekçe olarak gösterilen nedenlerin usule, yasaya, hukuka ve bozma ilâmına aykırı olduğu, yıllık izin belgelerinin yeterince değerlendirilmediğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi. 3. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un, 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6 ncı maddesi ile değişik 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... AŞ ve ... Gıda Ltd. Şti.nin tüm, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının (6) ve (9) numaralı bentlerinde, harçtan muaf olan davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı ... AŞ ve ... Gıda Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (6) ve (9) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine; "6-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.831,20 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.775,49 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 55,71 TL harcın (davalı ... Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan) davalı Şirketlerden müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 9-Davacı tarafından yapılan; 423,62 TL tamamlama harcı, 1.351,87 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.775,49 TL harcın (davalı ... Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan) davalı Şirketlerden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.