Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12798 E. 2024/14448 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12798
- Karar No
- 2024/14448
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.01.2009 tarihinde davalı ... Başkanlığına (Belediye) bağlı huzurevinde işe başladığını, 01.10.2019 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, temizlik görevlisi, danışma görevlisi, hasta bakıcı gibi pek çok görevde bulunduğunu, ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini, müvekkilinin 2014-2017 yılları arasında bir hafta boyunca 08.00-17.00 saatleri arasında, bir hafta ise 17.00-08.00 saatleri arasında haftada 6 gün çalıştığını, 2018 yılından itibaren işten ayrıldığı tarihe kadar haftada 6 gün 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, ayrıca ayda 2 pazar günü de çalıştığını, çalıştığı süre boyunca 88 günlük yıllık izin kullandığını, ulusal bayram ve genel tatillerin tümünde çalıştığını, davacının 2013 yılında ...Sendikasına üye olduğunu, ancak sendikal haklardan faydalandırılmadığını, aldığı ücretin sendikalı işçilerin seviyesine yükseltilmediğini, ikramiye ve diğer sosyal hakların ödenmediğini, davalının davacının çalışmış olduğu işyerindeki bir kısım işlerini ihale yoluyla zaman zaman çeşitli şirketlerine verdiğini, ancak işyerinin her türlü bakımı, gözetimi, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, yönetim ve denetiminin Belediye tarafından görülmeye devam edildiğini, davacının işe girdiği tarihten itibaren Belediye işçilerine ödenen ücret kadar ücret ödenmesi gerektiğini ve toplu iş sözleşmeleri ve işyeri uygulamaları nedeniyle ödenmesi gereken ek ödeneklerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ikramiye, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili, ilave tediye, ücret farkı, aile yardımı, yemek yardımı, yol yardımı, eğitim yardımı, çocuk yardımı, giyim yardımı, yakacak yardımı, gece çalışması, ek gıda yardımı, bilet ücreti ve risk sorumluluk zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) uyarınca Belediye iştiraklarinden olan ... Mesleki Eğitim ve .... AŞ nezdinde çalıştığını, vermiş olduğu feragat beyanı uyarınca tüm haklarının kendisine ödendiğini, ödenmeyen işçilik alacağının bulunmadığını, davacının sendika üyesi olmadığı gibi dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebi de bulunmadığından toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararıyla; davacının Belediyeye bağlı huzurevinde işçi olarak çalıştığı, bu kapsamda davalı ... ile dava dışı ihbar olunanlar ve davacının sigorta kaydının olduğu Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu, davacının hizmet süresi içindeki çalışması neticesinde hak kazandığı alacaklardan davalı Belediyenin, dava dışı işveren Şirketlerin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ve kanundan doğan yükümlülüklerinden birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 19.09.2023 tarihli kararıyla; davacının hizmet alım sözleşmeleri kapsamında alt işveren dava dışı şirketlere bağlı olarak asıl işveren davalı ... nezdinde çalıştığı, soyut tanık beyanları dışında başkaca delil olmadığı, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanmadığı kabul edilerek davacının sendika üyesi olduğu hususu da dikkate alındığında alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre kurulan hükmün yerinde olduğu, ilave tediye alacağının da reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, zamanaşımı def’inin dikkate alındığı, dava işcilik alacaklarına ilişkin olup maddi tazminat istemli bir dava olmadığından reddedilen miktar yönüyle davalı taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 05.02.2024 tarihli ilâmıyla; 30.10.2019 tarihinde açılan işbu davada risk ve sorumluluk zammı alacağı bakımından dava şartı arabuluculuk sürecinin 18.11.2019 tarihinde yani dava açıldıktan sonra tamamlandığının anlaşıldığı, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığı açıkça belirtilmeyen risk ve sorumluluk zammı alacağı bakımından dava şartı arabulucuğun gerçekleştirilmediğinin kabulü ile bu alacak bakımından davanın usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uygun şekilde risk ve sorumluluk zammı alacağına ilişkin talebin arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; kıdem tazminatı, fark ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece çalışma zammı, yakacak yardımı, yemek yardımı, çocuk yardımı alacaklarının kabulüne; diğer alacakların ise reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ...; davacının çalışırken emir ve talimatları Belediye yetkililerinden aldığını, işyerinin bakım, gözetim, denetleme, çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve tüm işlemlerin davalı ... tarafından yapıldığını, ihale ile iş alan firmaların birkaç yılda bir değiştiği hâlde davacının aynı işyerinde aynı işi yapmaya devam ettiğini, davalı ... ile alt işveren olarak gösterilen çeşitli ihale şirketleri arasındaki ihale işlemlerinin ucuz işçi çalıştırmak maksadıyla yapıldığını, muvazaa nedeniyle davacının çalışmış olduğu işyerinde aynı veya benzer işi yapan, kadrolu olarak gösterilen işçiler ile ücretinin denkleştirilmesi için bir kısım işçi alacaklarını talep ettiğini, dosyaya sunulan tüm delil ve belgeler ile davacının muvazaalı olarak alt işveren işçisi gösterildiğinin ispat edildiğini, ihale ile işin devredilmesinin muvazaalı olduğunu, müvekkili ile aynı işi yapan ve aynı yerde çalışan bir kısım işçiler için muvazaa iddiası kabul edilmesine rağmen işbu dosyada kabul görmemesinin çelişki yarattığını, nitekim davalı nezdinde otobüs şoförü olarak çalışan işçiler bakımından muvazaa hususunun kesinleştiğini, otobüs şoförü işçiler ile diğer işçiler arasında muvazaa yönünden yapılan ayrımın hukuki dayanağının bulunmadığını, benzer şekilde ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından verilen 28.04.2022 tarihli ve 2021/613 Esas, 2022/984 Karar sayılı kararda da davacı gibi park ve bahçelerde amir olarak çalışan işçi bakımından da muvazaa olgusunun kabul edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili lehine bir kısım alacakların hesaplanmamasının yerinde olmadığını, toplu iş sözleşmesi gereği müvekkilinin söz konusu alacaklara hak kazandığını, arabuluculuk dava şartı sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olduğundan risk ve sorumluluk zammı alacağı bakımından usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince müvekkili lehine 17.900,00 TL, davalı lehine ise 31.368,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini, maddi tazminat davalarında kısmen kabul hâlinde davalı yararına hükmedilecek avukatlık ücretinin davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretini geçemeyeceğini, davalı yararına maktu vekâlet ücretini geçecek şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ...; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, iş sözleşmesinin Belediye tarafından feshedilmediğini, Belediyeye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yüklenici firma işçisi olduğu dönemler için alacaklarını talep ettiğini, davacının talepte bulunduğu dönemlerde Belediye işçisi olmadığını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davacının talep ettiği alacakların toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda sendika üyesi olunması hâlinde oluşan alacaklar olduğunu, davacının yılın tüm ayları için sendika üyesi olmadığını, dayanışma aidatının ödenmesi gerektiğini, davacının bu şartları taşımadığı için talep ettiği alacakları kabul etmediklerini, özel hukuk tüzel kişisi olan alt işveren işçisi olduğundan davacının ilave tediye alacağına hak kazanmasının da mümkün olmadığını, tanık beyanlarının yalnızca kendi çalıştıkları dönem ile sınırlı şekilde dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi tarafından ücret alacağının fazla hesaplandığını, mahsup işlemlerinin de yapılmadığını, davacı sürekli işçi kadrosuna geçen işçilerden olduğundan önceki dönem alacaklarından feragat ettiği hususunun göz önünde bulundurulması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, risk ve sorumluluk zammı alacağı bakımından dava şartı arabulucuğun usulüne uygun gerçekleşip gerçekleşmediği ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin miktarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 17 nci maddesinin ikinci fıkrası, 02.06.2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 20 nci ve 23 üncü maddeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.