Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12726 E. 2024/14461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12726
- Karar No
- 2024/14461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında geçen alacak davasının sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesinde 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1993 yılından itibaren alt işveren şirketler aracılığıyla temizlik işçisi olarak 20 yıl aralıksız çalıştığını ve 2013 yılında da emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, müvekkilinin çalıştığı dönemlerde vardiya bitiminden sonra 3-4 saat fazla çalışmaya kaldığını; ancak kendisine fazla çalışmaya ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, çalıştığı 20 yılda dinî bayramların birinci günü de dâhil olmak üzere tüm dinî ve millî bayramlarda ve resmî tatillerde çalıştığını ve yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, çalıştığı sürece pazar günleri de dâhil olmak üzere hafta sonu tatili hiç yapmadığını beyan ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Belediyede çalışmadığını, yüklenici Şirketlerde çalıştığını, davacı ile davalı ... arasında iş sözleşmesinin bulunmadığını, Belediye tarafından ihale yoluyla yüklenici Şirketlere işin bütünüyle devrinin yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin işverenlik sıfatının kalmadığını, sigorta primleri ve diğer özlük haklarının ihale uhdesinde kalan yüklenici Şirket tarafından ödendiğini, dolayısıyla davacının çalıştığı Şirketlerin davaya dâhil edilmesi gerektiğini ve müvekkili Belediye hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.09.2015 tarihli kararı ile; dosya kapsamına göre davacının çalıştığı Belediyenin benzeri işleri yıllara göre çeşitli firmalara gördürdüğü, davacının alacaklarından davalı ... Belediyesinin sorumlu tutulması gerektiği, hesap bilirkişi raporu ile tespit edilen kıdem tazminatının ve yıllık ücretli iznin ödendiği hususunda ispat yükümlülüğü kendisinde bulunan davalı tarafça bu hususların ispat edilemediği; fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil üceti alacakları yönünden ise işyerinde vardiyalı çalışma düzeni olduğundan fazla çalışma yapılmadığı sonucuna ulaşıldığı; ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmaların karşılığının ise ödendiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacak taleplerinin kabulüne; fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz talebinde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2017/16433 Esas, 2019/13155 Karar sayılı kararı ile; davalının tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin eksik ödendiği anlaşıldığından, anılan istemlerin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ıslah dilekçesinde talep edilen miktarlara faiz yürütülmemesinin de bir diğer hatalı yön olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların ve davacı asılın dinlendiği, puantaj kayıtlarındaki tahakkuklara göre eksik ödenen kısımların tespit edildiği, dava konusu miktarın kısmi ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin artırılması hâlinde, artırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği açık olsa da bu husus kısa kararda dikkatten kaçırıldığından, bu yönde düzeltme yapılmaksızın karar verildiği gerekçesiyle kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin taleplerin kabulüne; yıllık ücretli izin alacağına ilişkin talebin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı tanıklarının daha önceki duruşmalarda işyerinde üçlü vardiya ile çalışma olduğunu açıkladıkları, ayrıca çalışmanın geçtiği yer resmî işyeri olup işyerinde üçlü vardiya yapıldığının sabit olduğu, üçlü vardiya sisteminde fazla çalışma imkânı bulunmadığı, kaldı ki fazla çalışma konusunda yeterli inandırıcılıkta delil bulunmadığı; nitekim davacı ile Belediye arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği nedenleri ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4857 sayılı Kanun'un 41, 44 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz edenin sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.