Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12538 E. 2024/14166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12538
- Karar No
- 2024/14166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Dairemizce bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde 2011-2017 yılları arasında en son aylık 2.935,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme borcunu yabancı ülkede ifa etmesi nedeniyle iş ilişkisinin yabancılık unsuru taşıdığını, bu nedenle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a (5718 sayılı Kanun) göre uygulanacak hukukun tespiti gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/8 Esas, 2019/236 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde 06.12.2011-13.07.2017 tarihleri arasında 5 yıl, 7 ay, 7 gün çalıştığı ve son ücretinin net 2.935,00 USD olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen alacakların bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 04.11.2021 tarihli ve 2019/3067 Esas, 2021/1684 Karar sayılı kararı ile; davacının Türk vatandaşı, davalı Şirketin ise Türkiye’de faaliyette bulunan, Türk Ticaret Siciline kayıtlı şirket olması karşısında taraflar açısından sıkı ilişki içinde bulundukları hukukun Türk hukuku olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi gereği işçinin asgari koruma haklarının saklı kalması gerektiği, yabancı ülke hukukunun olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, Türk hukukunun uygulanması gerektiğinden davalı vekilinin buna ilişkin ve diğer itirazlarının, davacının da indirim oranına ilişkin itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/12960 Esas, 2022/155 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında imzalanan 06.12.2011 tarihli iş sözleşmesi ile 5718 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiği, ... hukukunun dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğu, hâl böyle olunca gerekirse ... hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile; imzalanan matbu nitelikteki yurt dışı iş sözleşmelerinin bir kısım maddelerinde hukuk seçimine ilişkin hükümler bulunmakla birlikte işverenin işçiyi çalışılan ülke mevzuatına tâbi olacağı ve çalışma şartları konusunda bilgilendirme yükümlülüğünü yazılı olarak yerine getirmemesi sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen, iş hukukundaki görünümü genel iş koşulları olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümler karşısında geçerli kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle 5718 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Türk iş hukukunun uygulanmasına ilişkin kabulün yerinde olduğu, tarafların Türkiye'de olduğu, davacının izinlerini Türkiye'de kullandığı, yerleşim yerinin ve sosyal çevresinin, kazandığı ücretini harcadığı yerin Türkiye olduğu, iş sözleşmesinin de Türkiye'de imzalandığı, Türkçe düzenlenen sözleşmede Türk hukukuna göre çalışma şartlarının belirlendiği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1. İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2023 tarihli ve 2022/9-872 Esas, 2023/432 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında imzalanan 06.12.2011 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinin 16 ncı maddesinde çalışılan ülke olan ... Sultanlığının ilgili yasaları ve düzenlemelerinin uygulanacağı konusunda hüküm bulunduğu, bu itibarla davacının ...'da geçen çalışması yönünden ... hukukunun uygulanması konusunda tarafların hukuk seçimi yaptıklarının kabulü gerektiği, ayrıca ... hukukunun aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğu, bu nedenle bu Ülke hukukunun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca ... hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle dava konusu uyuşmazlıklar bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Türk hukuku uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde 06.12.2011-13.07.2017 tarihleri arasında çalıştığı, ücretinin aylık net 2.935,00 USD olduğu, davacıya yemek ve barınma yardımı sağlandığı, davacının iş sözleşmesinin 13.07.2017 tarihinde feshedildiği, dava tarihi itibarıyla feshe bağlı ihbar tazminatının zamanaşımından etkilenmediği, dönemsel alacaklarda dava tarihinden 1 yıl geriye gidilerek zamanaşımına uğramayan 16.01.2017-13.07.2017 tarihleri arasındaki dönem esas alınarak hesaplama yapıldığı, yapılan ödeme mahsup edildiğinde ödenmeyen kıdem tazminatı alacağı bulunmadığı, bakiye ihbar tazminatının hesaplandığı, ... İş Kanunu'nun 70 nci maddesi uyarınca fazla çalışma ücretinin %25 zamlı olarak hesaplandığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz istemlerinde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili; davacının müvekkili Şirket nezdinde kazanmış olduğu herhangi bir ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığını, brüt ücret hesaplamasının hatalı olduğunu, reddedilen kısım üzerinden davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, Yargıtay içtihat değişikliğinin başlangıçta davacının dava açmakta haklı olduğu anlamına gelmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenleyen bilirkişinin ... hukuku alanında uzman bilirkişi olmadığını, ... İş Kanunu'ndaki bazı hükümlerin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, Hukuk Genel Kurulu kararı ile bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı, brüt ücretin tespiti ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5718 sayılı Kanun'un 2, 5, 8, 27, 40 ve 44 üncü maddeleri. 3. ...İş Kanunu'nun 7 nci maddesi şöyledir: "Çalışanın işbu kanunda öngörülen haklardan herhangi birine ilişkin talepte bulunma hakkı, söz konusu hakkı kazandığı tarihten itibaren bir sene sonra zaman aşımına uğrayacaktır. İşbu kanunun uygulanmasından önce ortaya çıkan diğer hak talepleri ile ilgili olarak, bu bir yıllık süre işbu Kanunun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesaplanacaktır." 4. ...İş Kanunu'nun 1, 21, 23, 37, 68 ve 70 inci maddeleri. 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. 3. Somut uyuşmazlıkta davadaki bir kısım taleplerin .... İş Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunda reddedilmiş olması karşısında Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine bu reddedilen miktarlar nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmemesi isabetlidir. Ancak kıdem tazminatı talebinin davalı tarafından yapılan ödeme nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında bu reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin davalı yararına vekâlet ücretine ilişkin yedinci alt bendinde yer alan "Davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.620,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.