Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12518 E. 2024/14401 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12518
- Karar No
- 2024/14401
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2007-2013 yılları arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, ancak fazla çalışma karşılıkları ile yıllık izin ücretinin ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ihale usulü anahtar teslimi ile iş alan yüklenici firmada çalıştığından davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.11.2015 tarihli ve 2014/593 Esas, 2015/786 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı Şirketin hizmet binasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, davalı ve ihbar edilen Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, bu yüzden asıl işveren olan davalı Şirketin davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, bu feshin haklı/geçerli bir fesih olduğuna ilişkin davalı tarafından dosyaya bir belge sunulamadığı, bilirkişi ... tarafından sunulan 22.07.2015 tarihli raporun hakkaniyete ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşıldığından bu bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2017/20755 Esas, 2019/5056 Karar sayılı ilâmıyla; diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacının hafta tatili alacağının reddedilerek davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ayrıca davacının tüm haftalarda haftanın 5 günü çalıştığının kabul edilmesinin hatalı olduğu, ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı savunması değerlendirilmeden sonuca gidilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı üzerine alınan 30.09.2019 tarihli raporun hakkaniyete ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşıldığından bu bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece gerekli araştırma inceleme yapılmadan tamamen davacıyla menfaat birliği içindeki davacı tanık beyanlarına göre karar verildiğini, izin alacağının reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile iş ilişkisinin bulunmadığını, yüklenici firmalardan gerekli belgeler temin edilmeden rapor alınmasının hatalı olduğunu, davacı bordroları ihtirazı kayıt koymadan imzaladığından alacağının olmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklarının doğru bir şekilde tespit edilip edilmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2.4857 sayılı İş Kanunu'nun 41, 44, 47, 49, 50, 53, 54, 55, 56, 57, 59 63, 66, 68 maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.