Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2009/46796 E. 2012/6560 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/46796
- Karar No
- 2012/6560
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava ve 11/06/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle; müvekkilinin 01/04/1991 tarihinde davalıya ait sulama kooperatifinde çalışmaya başladığını, 2005 yılında işine son verildiğini bunun üzerine Çalışma Bakanlığına şikayette bulunduğunu, bu hususta ... Asliye Hukuk Mahkemesine 2006/36 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve halen devam ettiğini, dava devam ederken anlaşmanın sağlandığını ve müvekkilinin 24/01/2007 de sigortasının yapılarak tekrar işe başlatıldığını ve 13/09/2007 tarihinde ağır hakaretlerle işine son verildiğini, bu tarihler arasında ücretlerinin ödenmediğini , ulusal bayramlar ve genel tatil günlerinde ve hafta tatillerinde çalışmasının bulunduğunu ileri sürerek , müvekkilin önceki çalışma döneminden kalan ve sözleşme ile kabul edilen 900 YTL, ihbar tazminatı, Fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacağını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... kooperatifine tebligat yapılmış olup , davaya cevap vermemiş ve davayı takip etmemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece,davacının, davalıya ait iş yerinde 01.04.1994 ile 01.10.2007 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak çalıştığı, davalı tarafın iş akdini haksız olarak fesih ettiği, iş yerinde genel tatil günleri çalıştığı ve 2007 yılının Şubat Mart Nisan, Mayıs Haziran Temmuz Ağustos aylarına ait ücretlerinin ödenmediğinden ücret alacağı olduğu ve iş yerinde fazla mesai yapıldığı dava edilmiş ise de kanıtlanmadığından, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davaya bakmaya hangi iş mahkemesinin yetkili olduğu uyuşmazlık konusudur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir.
İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Türk Medeni Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49 uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir (Yargıtay 9. H.D. 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı). Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunuyorsa, o işyerinden sayılacaktır. İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir. Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, adı geçen Yasa kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu Kanundan veya iş sözleşmesinden doğan davalar hakkında da, 5521 sayılı kanun hükümleri uygulanır. İş sözleşmesinde ayrıca bir hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür. İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmasa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de re’sen yetkisizlik kararı verebilir (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı). 5521 sayılı Yasanın yetkiyle ilgili bu düzenlemesi yanında, diğer bir kısım yasalarda da uyuşmazlığın çözümü için hangi iş mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda düzenlemeler bulunmaktadır. 4857 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde, komisyon kararı ile iş güvenliği yönünden işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararına karşı işverenin yerel iş mahkemesine, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 28 inci maddesinde, uluslararası nitelikteki bir kuruluşa üyeliğin iptali davasında, sendika veya konfederasyon merkezinin bulunduğu iş mahkemesine, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 12 nci maddesi uyarınca, iş kolu istatistiklerine karşı Ankara İş Mahkemesine, Aynı Yasanın 15 inci maddesine göre, sendika yetki çoğunluğu tespitine dair kararlara, 16 ncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmelerinin hükümsüzlüğü, 46 ncı maddeye göre, uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti, 47 nci madde uyarınca, gereği grev ve lokavtın durdurulması,
51/4 maddesi gereğince, grevin sona erdirilmesi, 60 ıncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin yorumu istemlerinin, işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye, başvurulabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı işverenin adresinin ... ilçesi olup, işin yapıldığı yerin de ... ilçesi olduğu anlaşılmasına karşın davanın Konya İş Mahkemesinde yürütüldüğü görülmüştür. İş Mahkemesi'nin yetkisi kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen dikkate alınmak zorundadır. Bu nedenle davanın ... Asliye (İş ) Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekirken hiçbir bağlantısı olmayan Konya İş Mahkemesi'nde görülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01/03/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.