Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2009/40420 E. 2012/16089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/40420
- Karar No
- 2012/16089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem ve ihbar tazminatı, izin alacağı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.05.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı işçi, davalı işyerinde sayaç endeks okuma görevlisi olarak 1996 yılında çalışmaya başladığını, 25.06.2008 tarihinde işten çıkarıldığını, en son ücretinin 722,31 TL olduğunu, her gün 08.00-17.00 saatleri arasında, haftanın 5 günü yapılması gereken mesaisinin haricinde her gün saat 18.00'e kadar çalıştığını ve her gün 1 saat fazla mesai yaptığını, yine Cumartesi günleri de 13.00'de bitmesi gereken çalışmasının akşamları 18,00'e kadar devam ettiğini, fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin işverence müvekkiline ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek, kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı işveren, davacının yapmış olduğu işlerle ilgili sürekli olarak ihtar edildiğini, işverenin güvenini kötüye kullandığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sergilediğini ve yapmakla görevli bulunduğu işleri kasten yapmadığını, buna ilişkin olarak davacı hakkında tutanak tutulduğunu, davacının da söz konusu bu eylemleri yaptığını savunmasında ikrar ettiğini, iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 25.maddesinin II bendinin (e) ve (ı) başlıklarında düzenlenen ve işverenin haklı nedenle derhal feshini düzenleyen maddeleri gereğince feshedildiğini, fazla mesai yapmadığını, resmi tatil ve hafta tatil günlerinde çalışmadığı gibi yıllık izinlerini de kullandığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının kiracıdan abone endeksini kendisinin bildirdiği hususunda imza alındığı, yine abonenin banyo çeşmesinin bozuk olduğunu ve akıttığını söyleyerek bu hususun davacı tarafından kayıtlara geçirildiği, davacının feshe konu eylemlerinde kastının bulunmadığı, genel uygulama doğrultusunda hareket ettiği kanaatine varılarak, davacının iş sözleşmesinin işverence haksız olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde feshedildiği kanaatine varılmıştır. Hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücreti dışında kalan isteklerin kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davalı şirket, Buski ile yaptığı sözleşme gereği sayaç okuma işlerini üstlenmiş olup davacı işçi de bu kapsamda sayaç okuma işinde çalıştırılmıştır. Davacı işçiye, daha önce 20 02... yıllarında hatalı sayaç okuması yaptığı için ihtar cezaları verilmiştir. İşverence fesih yazısında üç farklı olaya dayanılmış olup, su abonesi olan okulun son endeksini hatalı şekilde fazla yazması sebebinin haklı sebebi teşkil etmeyeceği görülmüştür. İşverence tutulan 25.06.2008 tarihli tutanakta geçen ... nolu aboneye ait okuma işleminde ise, davacının ilk olarak 1261 son endeks yazarak sayacın bozuk olduğunu bildirdiği, bir sonraki okumada 1313 son endeks verip, kullanılmadığı kodunu girdiği ancak yapılan kontrolde evde oturanlar olduğunun tespit edildiği ve son endeksin de 1288 olduğunun saptandığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi sözü edilen olayla ilgili savunma vermemiştir. İşverence fesih yazısında ağırlıklı olarak 23.06.2008 tarihli tutanak üzerinde durulmuştur ki sözü edilen belge ve eklerinin incelenmesinden, durumun ev sahibinin şikayeti ile ortaya çıktığı, davacının olay yerine tekrar gönderilmesi üzerine bu defa gerçek endeksi yazdığı ancak belge üzerine, kiracının eşinin beyanı üzerine endeksi, yazdığını ve musluğun bozuk olduğu bilgisini girdiği, savunmada ise kiracının eşine güvendiği için sayacı okumadan verilen bilgi üzerine belge düzenlediğini açıkladığı anlaşılmaktadır. Oysa, abonelere ait sayaçların evin içinde değil, apartman girişinde ve görünür vaziyette olduğu dosyadaki delillerle sabittir. Davacının ev sahibi olan abonenin kiracısının eşiyle anlaşarak su tüketimlerini düşük gösterdiği dosya içeriği ile sabit olmuştur. Davacının feshe konu edilen son iki eylemi işveren açısından doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışı oluşturur. Ayrıca abonelerin gerçek su tüketimi faturalandırılmadığı için bu yönde de bir zarar oluşmaktadır. İşverence yapılan fesih haklı nedene dayandığından davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanması mümkün olmaz. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.