Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2022/14744 E. 2026/2242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14744
- Karar No
- 2026/2242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/900 E., 2021/1863 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılana karşı zorla vajinal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen karar yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, şantaj suçundan verilen karar yönünden ise istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın katılana karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine ilişkindir
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde yer ve zaman belirtmek suretiyle eylemin kim tarafından hangi şekilde gerçekleştirildiğini çelişkiye yer vermeyecek şekilde net olarak belirttiğine, sanığın akla ve mantığa aykırı savunmada bulunduğuna, katılanın sanığa iftira atmasında hiçbir yararı bulunmadığına ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, şantaj suçundan kurulan mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık ile katılan arasında rızalı birlikteliğin olduğuna, sübuta ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan ... vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.