Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9350 E. 2023/989 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9350
Karar No
2023/989
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2014 tarih ve 2014/6574 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemli kamu davası açılmıştır. 2. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2015 tarihli ve 2014/154 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 30.04.2019 tarih ve 14-2015/372780 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili; hiçbir ... kızın iffetini ve namusunu ayaklar altına alarak böyle bir suçu ve senaryoyu kendi aleyhine yaratamayacağını, suça konu olayın katılanın ve ailesinin şikayetiyle adli makamlara intikal ettirildiğini, tanık ...’ın ifadelerinin tutarsız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, makul ve mantıklı bir açıklamada bulunmamanın katılan ve şikayetçi ifadeleri ile delil ve raporlar göz önüne alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, suçun asli ve başlangıç noktasının Antalya boyutu iken bu konuya ilişkin sanığın hiçbir ifadesinin bulunmadığını, bu hususu üstü kapalı geçiştirdiğini, sanığın katılanın saf olması ve zeka seviyesinin normal altı olmasından faydalandığını, hile ve tehdit ile katılanın Kayseri’ye götürüldüğünü, katılan ve babası tarafından sanık ...’ın kendisini bekar tanıtmasından dolayı suç teşkil eden olayı işlediği sırada evli olduğunun bilinmediğini, katılanın Kayseri'de birisi anal yoldan fiili livata ile olmak üzere iki defa tecavüze uğradığını, katılanın suç teşkil eden olay sonrası makat bölgesinden acı çekmesi ve ifadesinde bahsetmesi üzerine muayenede bu husunun tespit edildiğini, olayın Antalya kısımının yeterince irdelenmediğini, sanık ...’ın savunmalarında cinsel birliktelik olmadığını beyan ederken Adli Tıp Raporu DNA tespitine rağmen sanığa olayın isticvap veya başka bir yolla sorgulanarak aydınlatılmadığını, suçun unsurlarının sübut bulduğu, somut delil, adli tıp ile diğer sağlık raporlarının bunu desteklediğini ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesi; "Sanıklar hakkında mahkememize açılan kamu davalarına ilişkin olmak üzere sanık ... savunmasında, katılan mağdure ile aralarında bir arkadaşlık olduğunu, Antalya'da kendisi ile tanıştığını, Kayseri'ye döndüğünde kendisinin de isteği ile Kayseri'ye geldiğini, mağdurenin babasının da Kayseri'ye geldiklerinde evlerinde olduğunu gördüğünü, mağdure ile evlenme kararı aldıklarını buna ailelerinin de ... gösterdiğini, herhangi bir şekilde iddianamede belirtilen olayları yapmadığını, suçlamaları kabul etmediğine yönelik savunmada bulunduğu, sanık ...'in de sanık ...'ın oğlu olduğunu, bir gün oğlu ile katılanın Antalya'daki evlerine geldiğini, birbirlerini sevdiklerini söylediklerini, katılanın rızası ile eve geldiğini, mağdurenin babasını daha önceden tanıdığını, durumu babasına da söylediğini, herhangi bir şekilde mağdureyi zorla bir odada tutmadığını, zaten mağdurenin evlerinde durmadığı yönünde savunmada bulundukları anlaşılmıştır. Her ne kadar sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların alınan savunmaları, dosyada tanık olarak dinlenilen tanıklar ..., ..., ...'ın sanıkların savunmalarını doğrular mahiyetteki beyanları dikkate alındığında katılan mağdure ile sanık ...'ın daha önceden tanıştıkları mağdurenin kendi beyanında da belirttiği üzere sanık ...'ın ailesinin yanına tanışmak maksadıyla rızaen gittiği kanaatine varılmıştır. Katılan mağdure ile sanık ...'ın mağdurenin rızası ile sanık ...'in evine gittikleri, burada bir müddet kaldıkları, daha sonra mağdure ile sanık ...'ın yeniden buluşarak Kayseri iline birlikte geldikleri, mağdure ile sanık ...'ın tüm dosya içeriği değerlendirildiğinde mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri, herhangi bir şekilde cebir tehdit veya hile kullanarak mağdurenin hürriyetinden yoksun kılınması ve rızası dışında cinsel istismarda bulunulduğuna dair mağdurenin beyanı dışında sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve sanıkların üzerlerine atılı suçlamaların sabit olmadığı anlaşılmakla atılı suçlardan sanıkların CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2015 tarihli ve 2014/154 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023. tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/9350, K. 2023/989, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-9350-e-2023-989-k-68ffa57573d9