Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8638 E. 2023/1025 K. – Nitelikli Cinsel
Konu: Nitelikli Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8638
- Karar No
- 2023/1025
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2011/213 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2019 tarihli ve 14 - 2015/299386 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi Acil Tıp Kurumu raporunda rıza dışı ilişkiye dair tespitin bulunmadığına, tarafların rızalı şekilde ilişkiye girdiklerine, katılanın soyut beyanları dışında cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Müşteki beyanı, şüpheli savunması, doktor raporu, nüfus kayıt tablosu, nüfus ve sabıka kaydı, Adli Tıp Kurumu'nun 6. İhtisas Dairesinin 28/12/2012 tarihli; Haziran 2011 içerisinde, gayri muayyen bir zaman diliminde mağduru bulunduğu (Cinsel Saldırı) olayı nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı sorulan ... ve ... kızı, 30.12.1987 doğumlu ... ...’ın Kurulumuzca 23.11.2012 tarihinde yapılan muayenesinde ve dava dosyasının incelenmesinde mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede herhangi bir psikopatolojik ... tespit edilmediği, dolayısıyla; ... ...’ın Haziran 2011 içerisinde, gayri muayyen bir zaman diliminde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığına dair raporunun, Eskişehir 3. Aile Mahkemesinin 2011/676 Esas 2012/450 Karar sayılı dosyasının İncelemesinde ; Davacının ... ..., Davalının ... olduğu, yapılan yargılama sonucunda Eskişehir 3. Aile Mahkemesinin 05/06/2012 tarih 2011/676 esas sayılı kararı ile davaların kabulü ile ... ..., ...'ın boşanmalarına karar verildiği, dosyanın bir suretinin dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür. Olayımızda yasaya aykırı elde edilen delil bulunmamaktadır. Olay tarihlerinde müşteki ile sanığın resmi nikahla evli oldukları, sanığın eşi olan müştekiyi rızası dışında ters ilişkiye zorladığı ve dosyada bulunan ATK raporundan da anlaşılacağı üzere anal yoldan organ sokarak fiili livatada bulunduğu eyleminin rıza hilafına birden çok gerçekleştirdiği ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nın 102/2, 43/1 ,53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2011/213 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında eşi olan mağdure ile zorla anal yoldan ilişkiye girmesi nedeni ile açılan davanın yapılan yargılama neticesi suç sabit kabul edilmiştir. Kararın temyizi üzerine heyetimizce yapılan incelemede; Sayın heyet çoğunluğu suçun sabit olduğunu kabul ederek kararın onanmasını karar vermiştir. Tartışılması gereken husus karı-koca olan sanık ve mağdure arasında gerçekleşen eylemde tarafların anal ilişkiye zorla girip girmedikleri hususudur. Çünkü sanıkta eşi olan mağdurenin isteği ile rızayla anal ilişki yaşadıklarını kabul etmektedir. Mağdure Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde, evliliğin başından bu yana zorla anal ilişki olduğunu anlatmasına rağmen, mahkeme aşamasında anal ilişkilerin hamileliğini 7 - 8 inci aylarda başladığını beyan etmiştir. Mağdurenin bu ilişkilerin ne zaman başladığını bilmemesi mümkün değildir. Mağdure beyanları çelişkilidir. Ayrıca mağdure anal ilişkinin zorla olduğunu tariflemektedir. Zor olarak ise; "anal ilişkiye kabul etmezsen çeker giderim" diyerek tehdit ettiğini söylemekte olup bu zor ve tehdit kanunun aradığı anlamda bir zor veya tehdit değildir. Sanığın giderim şeklindeki beyanlarına karşı mağdurda zaten bu olaydan dolayı boşanma davası açtığını söylemesine göre sanığın "ilişkiyi kabul etmezsen evden çeker giderim" şeklindeki beyanları mağdurun direncini kıracak mahiyette değildir. Mağdurenin tariflediği son ilişki mağdurenin ana-babasının evinde olmuştur. Mağdure ev kalabalık olduğundan bağıramadağını beyan etmektedir. Mağdurenin beyanının aksine evin kalabalık olması anal ilişkiye rıza göstermeyen mağdure için daha güvenlidir. İlişkiye rıza göstermemiş olsa evde hemen müdahale edebilecek kişiler vardır. Mağdure boşanma sebebi olarak da bu olayla birlikte sanığın evin geçimini sağlamaması da birleştiğinden boşanma davası açtığını beyan etmektedir. Sonuç olarak, mağdurenin beyanları çelişkilidir. Elimizde mağdure beyanı dışında da delil bulunmamaktadır. Eşler arasında anal ilişki toplum olarak hoş karşılanmasa da iki tarafın rızasıyla gerçekleşmesi halinde kanun koyucu herhangi bir yaptırım öngörmemiştir. Ancak zorla ilişkinin gerçekleşmesi ve şikayet bulunması halinde cezalandırma yoluna gidilebilecektir. Olayda kanunun aradığı anlamda bir zor olmadığından sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.