Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8628 E. 2024/12 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8628
- Karar No
- 2024/12
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/113 E., 2015/201 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararı ile; SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.03.2019 tarihli ve 14-2015/316617 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği İntikalin geç olması, somut delil bulunmaması, katılan annenin mağdurun olay günü giydiği elbiselerini yaktığına dair beyanı, mağdurun gerçek istismarda bulunan kişiyi korumak maksadıyla hareket etmesi ve çelişkili beyanlarda bulunması nedeniyle SSÇ’nin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR SSÇ'nin dayısının çocuğu olan mağduru olay günü evine götürdüğü, evin kapısını arkadan kilitlediği, mağdura üzerindeki tüm kıyafetleri çıkarttırarak organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğu, böylelikle mağduru cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ'nin atılı suçlamaları reddettiği, olay tarihinden yaklaşık bir ay sonra isimsiz ihbar ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurun beyanları, mağdurun annesi katılan ...'nin ve aynı zamanda mağdurun ve SSÇ'nin müşterek dedesi olan tanık ...'ın mağdurun olay günü eve ağlayarak geldiğine, mağdurun poposunda kızarıklık ve çizikler gördüklerine dair anlatımları, mağdura ilişkin temin edilen adli raporlar dikkate alınarak SSÇ'nin mağdura yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olduğunun kabul edildiği ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunda SSÇ'nin atılı suçlarla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin bildirilmesi karşısında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama aşamasında aldırılan ... Demirel Üniversitesi Hastanesinin 14.11.2014 tarihli tek hekim konsültasyon raporunda SSÇ'nin işlediği iddia olunan "Organ sokmak sureti ile fiili livata yoluyla çocuğun cinsel istismarı" suçuna ilişkin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirildiği, aynı üniversitenin 24.12.2014 tarihli heyet raporunda oy çokluğuyla aynı sonuca varıldığı, SSÇ'nin bu raporlara dayanak görüşmede iddia konusu eylemin suç olduğunu bildiğine dair beyanda bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.05.2015 tarihli heyet raporunda SSÇ'nin işlediği cebir, tehdit ve hile gibi etkenler içermediği İlk Derece Mahkemesince tespit edilmiş basit cinsel eylemlere karşı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin, yine 06.07.2015 tarihli sosyal inceleme raporunda ise SSÇ'nin neden ve sonuç ilişkisi algılamakta yetersiz olduğunun belirtildiği böylece mevcut raporlar arasında çelişki oluştuğu aynı zamanda anılan raporlarda atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden görüş bildirilmediği nazara alındığında; SSÇ'nin dosyadaki tüm beyanları da dikkate alınarak mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve SSÇ hakkında iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden de görüş bildirilmesi için dava dosyasının İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilerek SSÇ'nin suç tarihi itibarıyla üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin var olup olmadığı konusunda rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafii ve mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi. ...