Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8580 E. 2024/308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8580
Karar No
2024/308
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/410 E., 2015/240 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.03.2019 tarihli ve 14-2015/319348 sayılı, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin olayı annesine mesajla anlatmasının utanması sebebiyle olduğunu, adlî görüşme raporundaki tespitler, katılan mağdurenin aralarında tanışıklık bulunmayan sanığa namusunu ortaya atarak hayatının bundan sonraki kısmını etkileyecek bir konuda ortada bir sebep yokken iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sanığın aşamalarda ilk kez gördüğü katılan mağdureye ilişkin olarak kanım kaynamadı şeklinde değerlendirme yaptığını ve sadece cinsel eylem yönünden inkar yoluna gitmesinin dolaylı ikrar sayılacağını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ikametinin bulunduğu katta aynı asansöre bindiği olay tarihinde dokuz yaşında olan katılan mağdureye ismini sorduğu, katılan mağdurenin elinden tutup yanağından ve dudağından öptüğü, kaçmasını engellemek için ayağı ile kapıyı tutarak katılan mağdureyi asansör içinde alıkoyduğu iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, katılan mağdurenin eve geldikten sonra annesine anlatımı ile aynı gün intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdure ve katılan annesinin beyanlarının aşamalarda kısmen çelişiyor olduğu ve dosyada sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetini gerektirir soyut nitelikteki katılan mağdure beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli bir delilin bulunmadığı dikkate alınarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılan mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle katılan mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Mahkeme tarafından katılan annenin kızı olan katılan mağdureyi markete gönderirken sanığı gördüğüne dair hazırlık ifadesi ile bu hususa ilişkin anlatımının olmadığı duruşma beyanı çelişkili kabul edilerek beraat kararı verilmiş ise de ; sanığın asansörde bulunduğunun kendi beyanı ile sabit olduğu, olayın intikal şekli ve zamanı, olay tarihinde dokuz yaşında olan katılan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve ayrıntı içeren beyanları, katılan annesine anlatımlarının da aynı doğrultuda olduğu, adli görüşme raporunda katılan mağdurenin göz teması kurabildiğinin, doğal ve akıcı anlatımlarda bulunduğunun, duygulanımının olaya uygun olduğunun tespit edildiği, sanığın cinsel eyleme kadar katılan mağdureyi doğruladığı, katılan mağdure ve ailesi ile sanık arasında tanışıklık, husumet yada iftira sebebi bulunmadığının sanık beyanı ile de sabit olduğu nazara alındığında; sanığın sübut bulan katılan mağdureyi yanağından ve dudağından öpme şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/240 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8580, K. 2024/308, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-8580-e-2024-308-k-15300bbf5a00