Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8182 E. 2024/2367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8182
- Karar No
- 2024/2367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/201 E., 2015/139 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. GEREKÇE Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve bu kapsamda sabit görülen fiiller ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı ve açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde Mahkemece kurulan hükümde bu hususlarda 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/201 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.