Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5576 E. 2023/4552 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5576
- Karar No
- 2023/4552
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/81 E., 2014/255 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2011/81 Esas, 2014/255 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından açılan kamu davasında; sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43, 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından ise beraatine, b) Sanıklar ..., ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, c) Sanık ... hakkında ayrıca şantaj suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında atılı suçtan beraatine, karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2018 tarihli ve 14-2015/101119 sayılı Tebliğnamesiyle sanıklar ..., ..., ... hakkında mağdure Burcu'ya karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümler açısından bozma, diğer hükümler yönünden onama istemiyle dosya Daireye gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Tüm sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet hükmü tesisine ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Atılı suçların sübutu nedeniyle sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü tesisine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafii ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sübutun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü tesisi gerektiğine ve aksinin kabulü halinde lehe hükümlerin uygulanması ve sanıklar hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan teşdiden ceza tayininin yerinde olmadığına ilişkindir. D. Sanık ... ve Sanık ... Müdafilerinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Sübutun gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkında beraat hükmü tesisi gerektiğine ve aksinin kabulü halinde lehe hükümlerin uygulanması ve sanıklar hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan teşdiden ceza tayininin yerinde olmadığına ilişkindir . III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Katılanın İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 27/09/2013 tarihli raporuna göre 01/09/1994 kayıtlı katılan ... ***'ın olay tarihi olarak iddia edilen Mayıs 2009'da 15 yaşını bitirmiş olup 16 yaş içerisinde olduğunun belirlendiği, katılanın her ne kadar 2009 Mayıs ayında sanık ... *** tarafından görüşmüş oldukları kafeden zorla çıkartılarak sanık ...'nun evine götürülmek suretiyle zorla organ sokmak suretiyle cinsel saldırıya uğradığı, bu eylemin bir kez daha gerçekleştiğini iddia etmiş ise de 23/07/2010 tarihinden önce Devrek'de katılanın annesi Arife ***'a Yüksel *** isimli şahsın 'kızın ... *** ile cinsel ilişkiye girdi' demesi üzerine katılanın babası tarafından 23/07/2010 tarihinde Savcılığa dilekçe verildiği soruşturmanın bu şekilde başladığı, katılanın kendi rızası ile buluşmaya gittiği daha sonraki aşamalarda kendisiyle evlenir ümidiyle haberler gönderip yüz yüze görüştüğü 2. kez sanığın evine giderek cinsel ilişkiye girdiği, göz önüne alındığında katılanın sanığın kendisine zorla cinsel ilişkide bulunduğu yönündeki beyanlarına itibar edilmemiş olup, birden fazla zorla cinsel ilişkinin cebir tehdit veya hile ile gerçekleştiğinin kabulüne yeterli delil bulunmadığı, eylem tarihinde 15 yaşını tamamlamış olan katılanın birden fazla cinsel ilişkiye karşı çıkmadığı, her ne kadar sanık ... hakkında tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de ;sanığın katılanı tehdit ettiği soyut iddiadan başka sanığın cezalandırılmasını haklı kılacak tam ve yeterli delil bulunmadığı, yüklenen suçun sabit olmadığı, her ne kadar sanık ... hakkında cinsel amaçlı kişiyi hürriyetindne yoksun bırakmaktan dolayı kamu davası açılmış ise de; katılanın rızasıyla gittiği sonucuna varıldığından TCK 26/2 maddesi gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Sanık ...'nun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ihtimaline göre sanığa TCK'nun 104/1 maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmıştır. Her ne kadar sanıklar ... ***, ... *** ve ... *** hakkında katılan ... ***'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de katılanın zor ve tehdit altında sanıkların kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini bildirmiş ise de zorla cinsel ilişkinin cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştiğinin kabulüne yeterli delil bulunmadığı, eylem tarihinde 15 yaşını tamamlamış olan katılanın cinsel ilişkiye karşı çıkmadığı, kovuşturma aşaması sırasında eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturabileceği düşüncesiyle her bir sanığın TCK'nun 104/1 maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunmaları da alınmıştır. Her ne kadar sanıklar ... ***, ... *** ve ... *** hakkında katılana karşı cinsel amaçlı kişiyi hürriyetindne yoksun bırakmaktan dolayı kamu davası açılmış ise de; katılanın rızasıyla gittiği sonucuna varıldığından TCK 26/2 maddesi gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Katılana karşı sanık ... ***'nin birden fazla reşit olan mağdureye karşı cinsel ilişki suçunu gerçekleştirdiği, ... zarar dikkate alındığında teşdiden cezalandırılmasına, sanıklar ... ***, ... *** ve ... ***'nin değişen suç vasfına ve suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun sanıklar lehine olduğu, katılanda ... zararda göz önüne alındığında teşdiden cezalandırılmalarına, karar verilmiştir Her ne kadar Sanık ... ***, ... ***, ... *** ve ... *** hakkında cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaktan dolayı kamu davası açılmış ise de; katılanın rızasıyla gittiği sonucuna varıldığından TCK 26/2 maddesi gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından her bir sanığın yüklenen suçtan ayrı ayrı beraatlerine, Her ne kadar sanık ... *** hakkında katılan karşı tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de atılı suç sabit görülmediğinden bu suçtan beraatine" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılanın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır . B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki; Sanık ... Hakkında Tehdit; Sanık ... Hakkında Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve 2009 Mayıs - 2010 Mart olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürelerin geçtiği belirlenmiştir. 2. Sanık ...'nun yargılama konusu tehdit suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ...'in ise yargılama konusu şantaj suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ... yönünden 09.06.2011, sanık ... yönünden ise 22.09.2011 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıda değinilen (1) ve (2) numaralı bozma kapsam ve gerekçesine göre, anılan suçlara ilişkin onama ve bozma talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2011/81 Esas, 2014/255 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki; Sanık ... Hakkında Tehdit; Sanık ... Hakkında Şantaj Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2011/81 Esas, 2014/255 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.