Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4235 E. 2024/4583 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4235
Karar No
2024/4583
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/321 E., 2014/325 K. Suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1.Suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar Taner, Nevruz, ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile suça sürüklenen çocuklar ve sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine, suça sürüklenen çocuklar Süleyman ve Coşkun'un çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün, sanık ...'un aynı Kanun'un 103/2, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay, sanıklar Erdinç, Taner, ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuklar Ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların atılı suçu işlediklerine dair somut delil bulunmadığına, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE A. Sanıklar Ve Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. B. Sanıklar ....Ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinin "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde olduğu, iddianamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı anlaşılmasına rağmen beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. D. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Suça sürüklenen çocuklar hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 3f, 5. maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.10.2009 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanıklar Ve Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin kararında suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4235, K. 2024/4583, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-4235-e-2024-4583-k-5d09a0dd1204