Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27240 E. 2025/2768 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27240
- Karar No
- 2025/2768
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2583 E. 2019/328 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan cezada indirim uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, yasa gereği mağdurenin hem azmettiren olarak fail hem mağdur konumunda olmasına dair açıklık bulunmuş olup suça sürüklenen çocuğun da içinde bulunduğu sosyal çevre ve eğitim düzeyi nedeniyle ceza alabileceğini öngöremediğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün gerekçe kısmında suça sürüklenen çocukla mağdurenin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilmesine rağmen hüküm kurulurken eylemin birden fazla yapıldığına ilişkin yeterli delil bulunmadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığının belirtilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye yol açılması, 2. Mağdure beyanları, suça sürüklenen çocuğun savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, Söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2025 tarihinde karar verildi.