Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27153 E. 2025/3640 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27153
- Karar No
- 2025/3640
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/457 E., 2018/2547 K. KATILANLAR: ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın parmağını katılan mağdurenin anüsüne soktuğundan bahisle hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin beyanları ve katılan annesinin anlatımları, sanığın çelişkili savunmaları ile tevilli ikrarı ve bu savunmaları boşa çıkaran kamera görüntüleri, 16.11.2015 tarihli rapor ve tüm yargılama kapsamından sanığın katılan mağdurenin anal bölgesine tıbben gerekmediği halde parmağını soktuğunun anlaşılması karşısında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın çocuk olan katılan mağdureye çok nadir kullanılan bir yöntemi ailesi veya yardımcı personel olmadan uygulamasının cinsel kastının olduğunu gösterdiğine ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Tüm dosya kapsamındaki beyan ve anlatımları ile tıbbi evraklara göre acil servise karın ağrısı, kusma ve ishal şikayeti ile gelen katılan mağdureye hangi tedavi yöntemlerinin uygulanması gerektiği, retkal tuşe yöntemi uygulanmasının gerekip gerekmediği, kan tahlili, tomografi veya ultrason gibi yöntemler göz önünde bulundurulduğunda rektal tuşenin öncelik durumunun ne olduğu, katılan mağdureye kan tahlili yapılması ve serum verilmesinin ardından katılan mağdure ve annesinin beyanlarına göre reçete yazıldıktan sonra karın ağrısı şikayetinin geçtiğinin sanığa beyan edilmesi durumuna göre bu yöntemin gerekli olup olmadığı, rektal tuşenin apandist hastalığının tespitinde kullanılan bir yöntem olup olmadığı, kullanılan bir yöntem ise hangi durumlarda ne şekilde hangi pozisyonda kullanılacağı, yüz üstü yatar pozisyonda yapılmasının mümkün olup olmadığı, acil servis şartlarında on dört yaş içerisinde bulunan katılan mağdureye uygulanıp uygulanamayacağı, katılan mağdurenin velisinin yada başkaca bir sağlık personeli bulunmaksızın uygulanmasının mümkün olup olmadığı, katılan mağdurenin beyanlarında geçtiği sürelerde rektal tuşe yapılması durumunda katılan mağdurenin anal bölgesinde bulgu oluşup oluşmayacağı, bulgunun ne kadar süreli eylem sonrasında oluşabileceği hususlarında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili dairesinden rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararda, sayın çoğunluk ile ihtilafa düştüğümüz husus, sanığın eyleminin sübut bulup bulmadığı noktasındadır. Katılan mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımları, disiplin soruşturmasında alınan beyanında sanığın eylemini ayrıntılı olarak tarif ettiği, Katılan annesine eylemden hemen sonra beyanıyla uyumlu olarak anlatımda bulunduğunun, katılan annenin sanığa hesap sorduğunun ve olayı hemen intikal ettirdiğinin beyanlar ve tutanaklar ile sabit olduğu, Sanığın apandist şüphesi nedeniyle böyle bir yöntem uyguladığını beyan etmesine rağmen muayene sonrası bu şüphesini gidermeden, tomografi yada ultrason çektirmeden, uzman bir hekimden görüş almadan katılan mağdureyi taburcu etmesi, katılan anneye muayene öncesinde bilgi vermemesi ve muayene anında katılan mağdurenin yanında bulunmasını sağlamaması hususlarında makul bir açıklamada bulunamadığı, acil servis şartlarında bulunmaları, yoğunluk bulunması nedeniyle veli muvafakati almadığı ve muayene için çevrede hemşire aradığı yönünde savunmada bulunmuş ise de hastanede hasta yoğunluğunun bulunmadığının ve sanığın muayene süresi boyunca dışarıya çıkmadığının yani herhangi bir hemşire arama girişiminde bulunmadığının kamera görüntüleri ile sabit olduğu, Katılan mağdurenin eylem nedeniyle canının acıdığını beyan ettiği, katılan annenin hastaneye hitaben sunduğu dilekçesinde, emniyet ve duruşma beyanlarında katılan mağdurenin canının yandığına dair ses duyduğu ve sanığın azarlamasından korktuğu için içeriye girmediğine dair katılan mağdureyi doğrular şekilde tutarlı anlatımlarda bulunduğu, sanığın müdafii huzurundaki emniyet beyanında katılan mağdurenin ağrı duyduğu, duruşmada ise katılan mağdurenin sadece anüsüne dokunduğu ve bu nedenle kasıldığı şeklinde beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılan mağdurenin anüsüne parmak sokmaksızın sadece dokunması halinde ağrı duymasının ve muayene engel olacak derecede kasılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Katılan mağdurenin yaşı, olay günü içerisinde bulunduğu sağlık sorunları ve eylemin niteliği gereği yaşadığı şok nedeniyle sanığın parmağını anüsüne ne kadar süreyle soktuğu hususunda yanılabileceği dikkate alındığında anal bulgu tespit edilememesinin sanık lehine değerlendirilemeyeceği, Sanık, katılan mağdure ve katılan anne arasında önceye dayalı tanışıklık veya husumet sebebi bulunmadığı, katılan mağdurenin yaşı gereği kendisiyle ilgili böylesine önemli bir konuda sanığa iftira atmasının makul bir gerekçesinin bulunmadığı, Sanığın mağdurenin anüsüne parmak soktuğunda acı duyduğunu ve inlemeye başladığını söylemesi ve bunu doğrulayan dışarıdaki annesinin anlatımı, hatta ikinci kez sokmak istedi kasıldığım için sokamadı beyanı karşısında mağdureye parmak sokma eyleminin sabit olduğunu, Böylece sanığın katılan mağdurenin annesini yada başkaca bir sağlık personelini muayene sırasında bulundurmaksızın, katılan anneye bilgi vermeden cinsel saikle başka bir odaya aldığı katılan mağdurenin anüsüne tıbben gerekmediği ve başkaca çok sayıda öncelikli alternatif yöntem bulunduğu halde parmağını sokmak şeklinde sübut bulan eylemi nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerekçesiyle bozma kararı verilmesi gerektiği şeklindeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.