Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26582 E. 2025/3708 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26582
- Karar No
- 2025/3708
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1470 E., 2018/2152 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi Özetle, atılı suçu işlemediğine, kendisine zorunlu müdafii atanmadığına, verilen kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Cinsel saldırı suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmayan ve 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi uyarınca da re'sen müdafii görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun'un 150. Maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle aynı Kanun'un 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi Kabule göre de; Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre sanığın, katılan mağdureye eliyle ve cinsel organıyla dokunmak ve sürtünmek şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.