Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/21474 E. 2024/9078 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21474
Karar No
2024/9078
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/277 E., 2016/108 K. ŞİKAYETÇİLER : ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, mağdur vekili, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası sanık lehine kabul edilerek sanığın çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun beyanı dışında başkaca delil olmadığına, husumet iddiasına, ruh sağlığını raporunun yetersiz olduğuna, kararın gerekçeden yoksun şekilde üst sınırdan verildiğine, takdiri indirim uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası ... ile annesi ...'nın kovuşturma evresinde istinabe yoluyla alınan ifadelerinde şikayetçi olduklarını ancak davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmaması karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemesince, sanığın olay tarihinde mağdurun bacağını okşama, bu sırada "Dil masajı yapayım mı" şeklinde konuşma ve sonrasında cinsel organını mağdura gösterme şeklinde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilen olayda, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.03.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Mağdur Vekili ve Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle mağdur vekili ve Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/21474, K. 2024/9078, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-21474-e-2024-9078-k-fa71052a2b55