Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20592 E. 2025/4363 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20592
- Karar No
- 2025/4363
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/309 E., 2016/238 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın farklı zamanlarda olacak şekilde yeğeni olan katılan mağdurenin göğüs, bacak ve cinsel organına dokunup boyun ve yüz kısımlarını öptüğünün kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ile yasal unsurları itibariyle oluşan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle olayın intikal şekli, katılan mağdurenin çelişkili ve somut delillerle uyuşmayan anlatımları ile yalan söyleme ve başkasının yaşadığı olayları kendi yaşamış gibi anlatabilme alışkanlıkları olduğuna dair rehber öğretmenin görüşü, katılanların soruşturma aşamasındaki beyanları, husumet hali karşısında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Gerekçeli karar başlığında kovuşturma aşamasında haklarında davaya katılma kararı verilen katılanlar Satiye ve Metin'in "mağdur" olarak gösterilmeleri ve kanun yolunda katılma talebinde bulunulamayacağı gözetilmeden şikayetçi Bakanlık vekilinin "katılan" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.