Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17380 E. 2024/10376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17380
- Karar No
- 2024/10376
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/132 E., 2016/219 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar hakkında ve götürdükleri katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girdikleri ve bu suretle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ... hakkında 2011-2012 yıllarındaki eylemlerine ilişkin ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında atılı suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına ve suça sürüklenen çocuk ...'in 17.02.2014 tarihindeki eylemleri sebebiyle atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle mağdurenin yaşının on beş yaşından küçük olduğuna, hastane doğumlu olduğuna, ...'in beyanının hükme esas alınamayacağına, eksik inceleme yapıldığına, yaş raporunun hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağından Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Suça Sürüklenen Çocuk ... Yönünden Kovuşturma aşamasında ifadesinin alındığı 26.06.2014 günlü duruşmda on yedi yaş içerisinde bulunan mağdurenin şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Suça Sürüklenen Çocuk ... Yönünden a) Beraat Hükümleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. b) Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Kararları Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 223/2-d bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104/1-1. maddesinde yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, aynı Kanun'un 73. maddesi gereğince şikayet süresinin de geçip geçmediği hususu araştırılarak karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesine yanlış anlam verilerek çocuğun nitelikli istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği ve Katılan Mağdure Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) ve (B-1) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B-2a) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Katılan Mağdure Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararlarına İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B-2b) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.