Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16086 E. 2023/3205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16086
- Karar No
- 2023/3205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat Katılan-sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nın hakaret suçundan beraatine, sanık ...'ın cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkûmiyet kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna, yanlı ifadeler dışında başkaca delil olmadığına, katılan sanık ...'ın işi nedeni ile katılan sanık ...'nın iş yerinin önünden geçmek zorunda kalmasının huzur ve sükunu bozma eylemi olarak nitelendirilmesine ilişkin kararın bozulmasının gerektiğine, katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre; Mahkemenin Kabulü; 1. Katılan-sanık ...'ın katılan-sanık ...'nın ... İlçesinde faaliyet gösteren ... isimli marketin önünden geçerken "Seni seviyorum" diyerek bağırdığı ve sürekli olarak iş yerinin önünden gelip geçerek rahatsızlık verildiği; yine birleşen dosya yönünden de katılan-sanık ...'nın işten çıktıktan sonra kendisini takip edip "Seni seviyorum, senden vazgeçmeyeceğim" diyerek bağırdığı ve eve kadar peşinden gittiği; bu hususların tanık ...'in yeminli beyanı ile de sabit olduğu; her ne kadar sanık asıl dosya yönünden suç tarihi olarak gösterilen zaman diliminde Kuşadası ilçesinde olduğunu savunmuş ise de Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndan gelen HTS kayıtlarına göre sanığın 01.08.2015 ile 24.08.2015 tarihleri arasında çoğunlukla Nazillide ve Yenipazarda olduğu; tanık olarak gösterdiği ... ve ...'in ise olaya dair hiçbir bilgilerinin olmadığı, sanığın savunmasının tümüyle suçtan ve cezadan kurtulmaya matuf olduğu anlaşılmakla savunmasına itibar edilmeyerek katılan-sanık ...'ya yönelik farklı zaman dilimlerinde "Seni seviyorum" şeklinde sözler söylemek sureti ile cinsel taciz ve katılanın çalıştığı iş yerinin önünden sürekli gelip geçerek ve katılanı iş çıkışı evine kadar takip ederek üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğinin sabit görüldüğü belirtilmiştir. 2. Cinsel taciz eyleminin aynı mağdura karşı değişik zaman dilimlerinde işlendiği sabit olmakla birlikte asıl dosyada suç tarihinin Ağustos 2015 ve birleşen dosyada ise suç tarihinin 17.02.2016 olması ve aradaki zaman aralığının uzunluğu nazara alınarak sanığın yenilenen kast ile hareket ettiği kanaatine varılarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmadığı ve her eylem yönünden ayrı ayrı ceza tayin edildiği belirtilmiştir. 3. Her ne kadar birleşen dosyada katılan sanık ...'nın da ...'a yönelik hakaret suçunu işlediği iddia olunmuş ise de suçlamayı kabul etmediği ve bu iddialar yönünden tanık ...'in bu hususlara tanık olmadığını beyan ettiği, bu itibarla hakaret ve basit tehdit iddiaları yönünden katılan sanığın mahkûmiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirtilmiştir. 4. Sanık ...'ın sabıkalı kişiliği ve katılana yönelik suç işlemedeki kastının yoğunluğu, henüz ilk suç yönünden iddianame kabul edilmişken tekrar aynı suçu işlemiş olması nazara alınarak hakkında takdiri indirim sebepleri ile; yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek tedbirlere çevirme hükümleri uygulanmayarak yazılı şekilde hükümler kurulduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan -Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan-sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Katılan-Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz ve Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın işlediği kabul edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci ve 123 üncü maddelerinin birinci fıkralarında düzenlenen cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırlarının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükümlerinin kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan-Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararı sayılı kararında katılan-sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan-sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Katılan-Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz ve Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararına yönelik katılan-sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.