Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15682 E. 2024/10288 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15682
Karar No
2024/10288
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/386 E., 2016/169 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Mağdure ve katılan mağdure vekili, şikayetçi Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarları da nazara alınarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Mağdure ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle cezaların az olmasına, hüküm kurulurken sanık lehine uygulamalar yapılmasına ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle mağdurelerin başka dosyaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği yönünde itirazlarına rağmen Mahkemece bu hususta rapor aldırılmadan, kamu tanıklarının ifadeleri dikkate alınmadan sanığın her iki suçtan da cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, mağdureler sanığın evine rızasıyla girip çıkmak istediklerinde sanığın engel olmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağına, kabul etmemekle birlikte mağdurelere karşı tek fiille suç oluştuğundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından büyük mağdurenin kovuşturma evresinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu itibarla Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. C. Sanık Hakkında Mağdure ve Katılan Mağdureye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanık Hakkında Mağdure ve Katılan Mağdureye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230 ve 1412 sayılı Kanun'un 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure ... Vekili ile Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mağdure ... vekilinin ve şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdure ve Katılan Mağdureye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure Başak vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Mağdure ve Katılan Mağdureye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15682, K. 2024/10288, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-15682-e-2024-10288-k-1355834eb704