Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15665 E. 2024/7359 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15665
- Karar No
- 2024/7359
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/244 E., 2016/48 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın, katılana sarıldığı, katılanın sanığı itmesine rağmen sanığın katılana tekrar sarıldığı ve öpmeye çalıştığı ve katılanın bağırmasıyla sanığın evden kaçtığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince hapis cezasının 2 yıl denetim süresi belirlenerek ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Sanık müdafiinin temyiz isteği, süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, ayrıca sanığın eyleminin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğuna ve Mahkeme tarafından gerekçeli kararda somut bir gerekçe belirtilmeksizin yalnızca kanundaki ifadelerin tekrarı ile sanığın alt sınırdan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde açıklandığı üzere sanığın suç işleme konusundaki eğilimi, duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uygulanmamış olmasına rağmen, devam eden fıkralarda bu defa yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda Mahkemede olumlu bir kanaat oluştuğu gözetilerek, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü katılana sarıldığı, katılanın sanığı itmesine rağmen sanığın katılana tekrar sarıldığı ve öpmeye çalıştığı şeklindeki eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı hususun değerlendirilmesi, hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/244 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326/son maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.